Advert
Advert
Advert

“Geçen yıl 1.4 milyar lira ciro elde ettik, bu yıl yüzde 20 büyümeyi hedefliyoruz”

Geçtiğimiz yılı 560 milyon dolar ciro ile kapatan Borusan Lojistik, bu yıl yüzde 20 oranında bir büyüme hedefliyor. Yatırımlarını ağırlıklı olarak proje taşımacılığı, liman, inovasyon ve dijitalleşmeye ayırarak geçtiğimiz yıl 20 milyon dolar yatırım yapan şirketin bu yılki yatırım miktarı hedefi ise 17 milyon dolar. Yeşil liman sertifikası alarak Türkiye’nin bu alanda da ilklerine girmeye hazırlanan Borusan Lojistik yakın gelecekte özellikle dijitalleşmeye ağırlık verecek. 5 yıllık stratejik planlar yaparak çalıştıklarını belirten Borusan Lojistik Genel Müdürü İbrahim Dölen, 2016’nın ortaya farklı bir fotoğraf çıkarttığını vurguluyor ve ekliyor: “Tabii ki son bir iki yıldır baktığımızda pazar çok hızlı değişiyor. Bu değişimi yakalayabilip anlamak ve koymuş olduğunuz hedeflerin hala doğru olduğunu kontrol etmek ve üzerinde bazı taktiksel değişiklikler yapmak zorunda kalıyorsunuz. İşte bizim burada yapacağımız, yaşanan bu değişimlerin bugünkü stratejilerimiz üzerindeki etkilerini doğru anlayıp buna göre hem insan kaynakları hem bilişim teknolojileri hem de ekipman anlamında yatırımlarımızı doğru yerlere doğru şekilde aktarmak olacak.” RÖPORTAJ: ŞENEL ÖZDEMİR / [email protected]

“Geçen yıl 1.4 milyar lira ciro elde ettik, bu yıl yüzde 20 büyümeyi hedefliyoruz”
Bu içerik 4773 kez okundu.

ÖZEL RÖPORTAJ - Borusan Lojistik’in 2002 yılından bu yana genel müdürlüğünü yapan Kaan Gürgenç, geçtiğimiz mart ayında görevini İbrahim Dölen’e devretti. 2001 yılından bu yana Borusan Lojistik’te çalışan İbrahim Dölen, şirketin lojistik, uluslararası taşımacılık ve liman işletmeciliğinden oluşan 3 ana faaliyet alanında farklı zamanlarda Genel Müdür Yardımcısı olarak görev aldı. Özetle, Borusan Lojistik’in yeni genel müdürü İbrahim Dölen, şirketin 2000’li yılların başında başlattığı büyüme ve atılım stratejisini yakından biliyor ve bu stratejinin oluşturulmasında büyük katkıları bulunuyor.

Borusan Lojistik, İbrahim Dölen ile birlikte yine eskisi gibi büyüme, “fark yaratan, fayda sağlayan” vizyonuna paralel  sektöre getirdiği yenilikler ile sektörün liderliğini sürdürmeye ye devam edecek diyebiliriz. Hem sektörü iyi bilen hem de Borusan Lojistik’i iyi bilen İbrahim Dölen, kendi genel müdürlüğü döneminde neler yapacak? Yeni büyüme stratejileri olacak mı, olacaksa bunlar nelerdir? Türkiye’deki sosyal ve ekonomik gelişmeler sektörü ve Borusan Lojistik’in çalışmalarını nasıl etkiliyor? Bu ve buna benzer soruları yöneltmek için www.yesillojistikciler.com olarak Borusan Lojistik Genel Müdürü İbrahim Dölen ile bir araya geldik. İşte İbrahim Dölen’in www.yesillojistikciler.com’a yaptığı özel açıklamalar…

“15 YILDIR BORUSAN LOJİSTİK ’TEYİM BÜTÜN İŞ BİRİMLERİNDE GÖREV ALDIM”

2001 yılından bu yana yani 15 yıldır Borusan Lojistik’in içinde yer alıyorum. Bu 15 yıllık zaman içinde Borusan Lojistik’in hemen hemen her iş biriminde değişik görevlerde sorumluluk sahibi oldum. Bu süre zarfında Borusan Lojistik’i benim de karar mekanizmasının içinde olduğum, hazırladığımız stratejik planlar ile yönettik. Doğru adımlar ile ilerledik ve bugüne geldik. Bundan sonra da yine stratejik planlar ile yönetiyor olacağız Borusan Lojistik’i ve Borusan Lojistik’ten çok farklı bir Borusan Lojistik önümüzdeki yıllarda sektöre sunuyor olmayacağız. Çünkü biz geçmiş yıllarda zaten doğru bildiğimizi doğru hedeflerle ve doğru kaynaklarla ve şirket kaynaklarımızla gerçekleştirdik.

BORUSAN LOJİSTİK FARKLI YARIN BORUSAN LOJİSTİK BUGÜNDEN TAMAMEN FARKLI DİYE BİR ŞEY OLMAYACAKTIR

Borusan Lojistik olarak 5 yıllık stratejik planlarla çalışıyoruz. Önümüzde ki  5 yıl için ne yapmak istediğimizi, hangi iş alanlarında büyümek istediğimizi, yatırımlarımızı nereye yapmak istediğimizi bunların hepsini büyük bir planımızın parçası olarak görüyoruz. Bu bizim açımızdan hep böyle dolayısıyla şu anda da devam eden bir stratejik planımızın içindeyiz. Bundan dolayı dün başka bir Borusan Lojistik  vardı, yarın bugünden tamamen farklı yeni bir Borusan Lojistik olacak diye bir şey olmayacak.. Çünkü doğru yoldayız.

PAZAR ÇOK HIZLI DEĞİŞİYOR

Tabii ki son bir iki yıldır baktığımızda pazar çok hızlı değişiyor. Bu değişimi yakalayabilip anlamak ve koymuş olduğunuz hedeflerin hala doğru olduğunu kontrol etmek ve üzerinde bazı taktiksel değişiklikler yapmak zorunda kalıyorsunuz. İşte bizim burada yapacağımız, yaşanan bu değişimlerin bugünkü stratejilerimiz üzerindeki etkilerini doğru anlayıp buna göre hem insan kaynakları hem bilişim teknolojileri hem de ekipman anlamında yatırımlarımızı doğru yerlere doğru şekilde aktarmak olacak.

SON BİR AYDA 2016 BİZE ÇOK FARKLI BİR FOTOĞRAF ORTAYA ÇIKARDI

Borusan Lojistik’in 2019 yılına kadar bir stratejik planı var. Bunun stratejik planın şu an tam ortasındayız. Ama stratejimizi revize etme ihtiyacı hem benim gelmemden kaynaklı, hem de Türkiye’de ve dünyada kur değişimleri yaşanmasından dolayı bir ihtiyaç olarak ortaya çıktı. Son bir ayda 2016 için  bize çok yeni bir fotoğraf çekti.  Şimdi öncelikle bütün bunları anlamaya çalışıyoruz. Gelecek yıllar içerisinde etkisi ne olacak, bu planımızda değişiklik yapmaya ihtiyaç duyulacak bir büyüklükte bir farklılık bize getirecek mi? Şu anda aslında tam bunları tartıştığımız, kendi içimizde adreslemeye çalıştığımız dönemdeyiz.

YAŞANAN GELİŞMELER STRATEJİYİ TEKRAR GÖZDEN GEÇİRMENİZİ ZORUNLU KILIYOR

Faaliyette bulunduğumuz coğrafyalarda yaşanmakta olan gelişmeler ister istemez şirketlerin stratejilerini de etkiliyor. Yani hiçbir strateji katı değildir sonuçta ortaya çıkan makro değişimler sizin o an için strateji yaparken öngörmediğiniz kadar çok büyük bir fırsatın önünüze çıkıyor olması, bunların hepsi stratejiyi tekrar gözden geçirmemizi zorunlu kılıyor. Aksi takdirde zaten belli kalıplar içinde beş yıl boyunca sabit çalışan organizasyon haline gelirsiniz. Hayat o kadar statik değil ne yazık ki.

TÜRKİYE BU KALKIŞMAYI KISA SÜREDE ATLATACAKTIR, İNŞALLAH BUNU FIRSATA ÇEVİREBİLİRİZ

Hepimizin gördüğü bu aslında büyük kalkışma ya da darbe girişimini Türkiye’nin kısa sürede atlatacağını düşünüyorum. İnşallah bunu bir fırsata çevirebiliriz, bundan doğru şeyler öğrenip geleceğimiz adına en azından umutla bakabileceğimiz bir zemin sağlayabiliriz. Bunu sağladığımız zaman ben belki bundan bir uzun vadeli çıkarlar sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Türk halkının darbeye karşı gelme demokrasiyi koruması her yerde görünebilecek bir tepki değil. Bunu doğru okuyabilirsek ülkenin geleceği ile ilgili doğru yollara gidebiliriz ve uzun vadeli büyümemize çok ciddi katkıları olabilir. Kısa vadeli olarak evet planlar değişebilir 2016 yılının bundan sonra ki döneminde 2017 için önümüzdeki birkaç ayda görebileceğimiz dünyanın ve Türkiye’nin içinde bulunduğu durum fotoğrafı değiştirebilir ama uzun vadede çok farklılık yapacağını düşünmüyorum.

2015’te iki tane büyük seçim yaşadı Türkiye ve buna rağmen yüzde 4 büyüdü. Tabi ki de bu yaşanan olayın getirmiş olduğu bir belirsizlikten dolayı bir sıkıntı bir duraklama olacaktır ama bir dip yapma noktasının olacağını düşünmüyorum.

Belirsizlik ülke büyümesinin önünde ki önemli bir engel. Belirsizlik dönemlerinde en doğal refleks olan insanların “bekleyelim görelim dur bakalım ne olacak” yaklaşımı aslında ekonomiyi etkileyen şirketler içinde geçerli. Ülkenin beklediği yatırımların daha geç geliyor olması, şirketlerinde benzer önemli yatırım kararlarını öteliyor  olması ülkenin ulaşabileceği potansiyel büyümesini de biraz daha öteliyor olacak. Şu an aslında herkesin yaptığı  muhtemelen iş hayatında bunun kendi stratejilerine olan etkileri nedir, biz bunu nasıl minimum hala getirebiliriz şeklindeki çalışmalarını sürdürmek diye  düşünüyorum. Biz de benzer çalışma içinden geçiyoruz. Ama  bir ticari kurum olarak üzerimize düşenlerin farkındayız. Her sosyal katmanın, ülkenin geçirdiği zor durumları aşarken üzerine düşen farklı görevler var. Biz de vatanını seven bir ticari kurum statümüzle, elbette içinde bulunduğumuz durumu doğru analiz ederek, ama planladığımız yatırımlardan belirsizlik nedeni ile geri adım atmadan üzerimize düşen görevi yerine getirmeye devam edeceğiz.

SALIDAN SONRA İŞLER TEKRAR ESKİ RİTMİNE DÖNDÜ

Bu olayın olduğu haftanın sonrasındaki pazartesi ve salı günlerinden sonra işler tekrar eski ritmine döndü. Sanırım insanlar şunu gördü evet önemli bir kriz atlatıldı ama bu krizin önemli bir bölümü aslında cumartesi sabahı kalktığımız da atlatılmıştı. Tabi ki bunun etkileri yaşanacak ama ekonomik hayat ve günlük hayat hala devam ediyor. 5-6 yıl önce böyle bir durum ile karşılaşılsaydı çok daha farklı ve tepkisel olurdu. Her bir krizden sonra dolar alır başını giderdi, insanlar bankalar önünde kuyruk olurdu hemen her yerden işçi çıkarmalar başlardı ekonomik tepki koyarlardı. Şu an bizim ve kimsenin gündeminde böyle bir durum yok ve olacağını da öngörmüyorum.

Türkiye olarak o kadar çok değişken karşısında yaşamaya ve kendimizi adapte etmeye alıştık ki, bu hızlı değişim bizi ister istemez bizi bundan altı ay, bir yıl önce ya da iki yıl önce yaşadığımız o dönemin önemli olaylarının çabucak hafızamızdan çıkmasını hemen önümüzde ya da bir hafta önce yaşamış olduğumuz konuya odaklanmamızı da sağlıyor. Ama bizi ülke olarak bu tarz belirsiz dönemleri, durgunlukları  aşmak konusunda komando olarak görüyorum, dünyanın ünlü ekonomistlerinin bile nasıl kurguladığımızı hala çözemedikleri metotlar ile pek çok krizi, başka ülkelere göre çok daha hızlı ve az zarar alarak aştık.

İRAN PAZARI ÇOK BÜYÜK BİR FIRSAT

İran’da ABD’nin ambargoyu kaldırıyor olması gerçi şu an tamamıyla kalkmış değil ama Türkiye açısından da çok büyük bir fırsat. Borusan açısından da büyük bir fırsat. Çünkü sonuçta Türkiye ile sınırları olan 80 milyonluk ciddi bir tüketim potansiyeli olan yıllardır yatırım yapılmayan bir ülkeden bahsediyoruz. Çok büyük bir potansiyel, çoğu insan şaşırır ama İran’da üretilen araç sayısı Türkiye’den fazla. Böyle baktığımız zaman Türkiye’nin oraya ihraç edebileceği veya Türkiye’yi de geliştirebileceği pek çok fırsatın olduğunu düşünüyoruz.  2015 yılı için bu bizim stratejimizi tekrar gözden geçirmek için ele aldığımız konulardan bir tanesi, şu anda da üzerinde ciddi olarak çalışılıyor. Sektörümüzde ve sektör dışında da pek çok sektör açısından herkesin fırsat beklediği bir konu gibi gözüküyor şuanda. İran, Borusan Lojistik olarak bizim büyümemize önemli katkılar yapmasını beklediğimiz bir pazar. İran pazarının sağlayacağı katkının toplam ciromuz içinde yüzde 10’lara kadar çıkabilecek bir potansiyelin olduğunu düşünüyoruz. Tabi bunun ne zaman gerçek hayat geçileceği, ne zaman hızlanacağı bu belli bir zaman alacaktır.

BALNAK, BORUSAN LOJİSTİK’E TAM OLARAK ENTEGRE OLDU MU?

Balnak bizim 2012 yılı sonunda Borusan Lojistik olarak satın almış olduğumuz Türkiye’nin önemli lojistik hizmet sağlayıcılarından bir tanesi. Satın almayı gerçekleştirdiğimiz dönemde her iki firmanın da hem Borusan Lojistik’in hem de Balnak’ın cirosal olarak baktığımız zaman 300 milyon dolara 200 milyon dolar seviyelerindeydi. Geçen süreç iki büyük organizasyonu entegre etmenin dışardan görüldüğü kadar kolay olmadığını bize gösterdi. Çünkü en basitinden muhasebe sistemlerinin birleştirilmesi iş akışlarının benzer hala getirilmesi, kullandığınız sistemlerin birbiriyle konumlanmasının sağlanması, raporların belli bir düzene getirilmesi, baktığımızda gerçekten içeride yapılması gereken çok iş olduğunu gördük. Şu an bu entegrasyonu tamamen sağladık. Her iki şirkette Borusan Lojistik çatısı altında tek bir şirket olarak varlığını sürdürüyor. Balnak’ın isim hakkını da satın almış olduğumuz için hala onu kullanıyoruz ama Borusan Lojistik markası altında her iki firmayı da birleştirdik. Beklediğimiz kadar büyük bir başarı elde edebildik mi? Hayır, çok daha büyük hedeflere ulaşabileceğimizi öngörmüştük. . Kötü bir satın alma mı? Hayır, müşterilerimize veremediğimiz önemli bir ihtiyacı Balnak sayesinde kazandık, organik büyüme ile yıllarca gelemeyeceğimiz yetkinliklere bu satınalma ile ulaştık.  Aslında sorunuzu böyle cevaplamak daha doğru.

ULUSLARARASI TAŞIMACILIK TOPLAM CİROMUZ İÇİNDE YAKLAŞIK  YÜZDE 35-40 SEVİYELERİNDE BİR PAYA SAHİP

Bizim en büyük iş bölümümüz Türkiye’deki yerleşik olan lojistik aktivitelerimizden meydana geliyor. Hem yurt içi taşımacılığımız hem depolama faaliyetlerimiz hem şu an son geçen sene içine girmiş olduğumuz ve bu uğurda önemli yatırım yapmış olduğumuz ağır taşımacılık, araç lojistiği gibi hizmetlerimiz toplam ciromuzun neredeyse yarısını oluşturuyor. Bu tabi ki Borusan Lojistik’in Türkiye  de kurulmuş olmasının getirdiği bir etki. Uluslararası taşımacılık toplam ciromuz içinde yaklaşık  yüzde 30 seviyelerinde bir paya sahip. Liman faaliyetlerimiz de yaklaşık yüzde 10’luk bir paya sahip cironun içinde. Ama bunun dışında da hizmet verdiğimiz pek çok farklı firmanın ya da sektörün ihtiyaçları doğrultusunda gelişmiş alanlarımız da bulunuyor. Örneğin otomotiv sektöründe çok ciddi bir pazar payına sahibiz. Borusan Lojistik olarak Türkiye pazarında üretilen yaklaşık 1 milyon aracın 500 bin civarındakine dokunuyoruz.

GEÇEN YIL 1.4 MİLYAR LİRA CİRO ELDE ETTİK

2016 yılı için yaklaşık yüzde 20 gibi bir büyüme öngörmüştük. Geçen yılı 1.4 milyar lira seviyesinde bir ciro ile kapatmıştık. Çünkü çok değişken var. Örneğin doların nerede duracağı…Biz Borusan Grubu olarak içeride dolar kuru konuşuyoruz. Böyle baktığımızda 560 milyon dolar seviyesinde bir ciro ile kapattığımız gözüküyor. Bundan sonrası ne getirir bilmiyorum açıkçası ama biz şu anki iş hacimlerimiz kazanmış olduğumuz işler olarak baktığımızda bütçemizi rahatlıkla yakalayacağımızı ve büyüyeceğimizi öngörüyoruz. Bu yıl yüzde 20 büyümeyi öngörüyoruz.  

DEMİRYOLLARININ SERBESTLEŞMESİYLE İLGİLİ KISA VADELİ BİR STRATEJİMİZ YOK AMA BEKLİYORUZ

Demiryollarının serbestleşmesi ile ilgili uzun yıllardır çalışmalar yürütülüyor. Borusan Lojistik olarak bizim yakın planda demiryollarının serbestleşmesi sonrası için bir stratejimiz yok ama bekliyoruz.

SON DÖNEMDE YATIRIMLARIMIZI AĞIRLIKLI OLARAK LİMANIMIZA YAPTIK

Biz son dönemdeki yatırımlarımızı çok ciddi anlamda limanlara yaptık. Geçen sene başladığımız bir iskelemizi uzatma projemizi tamamladık, iskelemizin boyunu 110 metre uzatarak 560 metreye çıkarttık. Bu artan gemi boylarının getirmiş olduğu hem kapasite artırımı hem de müşterilerinin ihtiyaçlarını aynı anda karşılamak adına yapmış olduğumuz bir yatırımdı. Bu yıl içerisinde de iki dolum alanının inşasını tamamladık, liman sahamızı 30 dönüm büyüttük. Dolayısıyla stok sahamız anlamında yeni ithalat ihracat araçlarının artacak ihtiyaçlarını da karşılamış tamamlamış olduk. Geçen yıl Gemlik’te bulunan Borusan Limanımız  için 11 milyon dolar yatırım yaptık.

KANAT ADAPTÖRÜ (ROTOR BLADE ADAPTOR) TEKNOLOJİSİ YATIRIMI İLE DAHA ÇEVRECİ

Borusan Lojistik olarak 2015 yılında tüm alanlar için 20 milyon dolar civarında bir yatırım yaptık. Bu yılki yatırım tutarımız 17 milyon dolar seviyelerinde olacak. Ağırlıklı olarak her iş koluna, dijitalleşme ve inovasyon alanlarında yatırımımız var ama bu sene bizim için ilk sırada ağır taşımacılık faaliyet alanın da kendi ekipmanlarımıza yapmış olduğumuz yatırımlar olacak. Özellikle önümüzde ki dönem de rüzgar enerjisi konusunda Türkiye’nin büyüyeceğini bu alanda yatırımların yapılacağını görmekteyiz.

Bu öngörüye paralel olarak, Borusan Lojistik olarak sektörün lider oyuncusu olmanın verdiği bilinçle enerji ve proje lojistiğinde de ezber bozan hamleler yapmaya devam ediyoruz.

Geçtiğimiz sene başladığımız, kullandığımız metot ile Türkiye’de pek çok ilke imza attığımız bir proje de  Danimarkalı VestasWindSystems A/S’nın ürettiği 10 adet rüzgâr türbinine ait 30 devasa rüzgâr kanadını taşıma işini üstlendik. Bu kanatlar 6 seti üretime geçen,  EnBW Enerji’nin, İzmir Kemalpaşa ilçesi sınırları içerisinde yer alan Fuat Rüzgâr Enerjisi Santralı (RES) projesinde kullanılıyor.

Müşterilerimize verdiğimiz Yalın, Yakın ve Hızlı’ sözümüzün gereği, bizim için imkânsız diye bir şey yok. Taşımasını üstlendiğimiz VestasWindSystems A/S işinde kullanacağımız kanatları 10 km’lik stabilize bir yolda ve kanatları 50 derece açıyla dik konumda tutarak taşımak durumundaydık. Diğer yandan yol eğiminin yüzde 18’ler seviyesinde olması da bizi bir hayli yoracaktı. Sektörde yüzde 12’lik eğimleri çok dik rampa olarak adlandırdığımız düşünülürse bizim tırmandığımız  yüzde 18’lik eğimin dikliği daha iyi anlaşılacaktır. Biz çevreye duyarlı olarak ve  pratik bir şekilde bu kanatları nasıl taşıyabileceğimizi araştırmaya başladık. Kanat Adaptörü ‘Rotar Blade Adaptor’ teknolojisi ile 60 metrelik devasa rüzgâr kanatlarını 15 metrelik tırlarımıza yükleyerek taşıyabileceğimizi gördük. Bu teknoloji sayesinde araç uzunluğumuz 35 metreye kadar düşüyordu. Kanatları yere 50 derece açıyla taşıma izni veren  Kanat Adaptörü taşıması sayesinde bir yandan yol yapım maliyetlerimizi azaltılırken, aynı zamanda gri sektörün yeşil oyuncusu misyonumuz ile yeni yol yapımı dolayısıyla doğaya verilen zararı da asgari düzeye indirmiş olduk. 50 derece açıyla taşıyarak yaklaşık 10 bin kamyon hafriyat çıkmasına engel olduk. Ayrıca 100 bin metreküpten fazla toprak kaybının da önüne geçerek ekolojik dengenin bozulmamasını sağladık. Devam eden bu başarılı projenin ardından bu sene başı itibarı ile RES’lerin kurulacağı lokasyonlara taşınmasın da sektör için bir farklılık olan bir yatırımımızı hayata geçirdik.

Önümüzdeki dönemde mevcut işlerimize ve kendimizi hızla geliştirdiğimiz yeni iş alanlarımıza odaklanacağız. Geçtiğimiz sene pek çok ilke imza attığımız proje lojistiği ve RES lojistiği yine gündemimizde olacak.

GEMLİK’TE YEŞİL BİR DÜNYA LİMANI

Türkiye’nin ilk belgeli yeşil limanlarından olmak başvurumuzu yaptık. Tüm hazırlıklarımızı yaptık gelip tüm incelemeleri yaptılar Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan yakında da belgemizi almış olacağız.

Liman da yaptığımız çevreci çalışmalar ile bu belgeyi almayı hak ettiğimizi düşünüyorum. Örneğin 2013 yılında başlattığımız limanımızda  led dönüşüm projesini hayata geçirdik.. Proje kapsamında armatürlerimizi değiştirerek led sisteme geçtik. Bu sayede yıllık 1,2 milyon kWh tasarruf sağlıyoruz. 2016 yılı Eylül ayından itibaren ise projemizin ikinci fazını devreye alarak tasarrufumuzu 1,5 milyon kWh seviyesinde ilave tasarruf sağlıyor olacağız. Aynı şekilde kendi içimizde yaptığımız geri kazanımlar ve iyileştirmeler sonucunda Limanda 3 bin metreküp ağacı ısıl işleme tabi tutarak, 12 bin 332 ağacı kesilmekten kurtardık. Bu sayede 25 bin kişinin yıllık oksijen ihtiyacını karşılamış olduk.

1 MİLYON AĞAÇ DİKMEYİ HEDEFLİYORUZ

Öte yandan  2011 yılında ÇEKÜL ile '7 Ağaç Ormanları' program protokolünü imzaladık. 2018 yılına kadar 1 milyon ağaç dikmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımızın da kampanyaya dolaylı olarak katılımını sağlıyoruz. Gerçekleştirilen her 10 taşıma ve her 10 konteyner elleçlemesi için 7 Ağaç Ormanları’na birer ağaç dikiyoruz. Başka bir söylem ile müşterilerimiz bizi tercih ettiklerinde onlar adına gerçekleştirilen her 10 taşıma ve her 10 konteyner elleçlemesi için 7 Ağaç Ormanları’na birer ağaç dikiyoruz. 

BİLGİYE HIZLI ERİŞMEK KADAR DOĞRU YÖNETMEK VE YORUMLAMAK ÖNEMLİ

Bugün artık bilgi çağındayız, yani bilginin temel kaynak olduğu, bilgi üretimi ve iletiminin yaygınlaştığı, kesintisiz öğrenme ve bilgilenmenin kaçınılmaz hale geldiği bir çağ bu çağ. Bilgi çağına geçiş ile  baş döndürücü bir hızla dijitalleşme hayatımızın bir parçası haline geldi.

Bunun getirmiş olduğu tabi bir bombardıman da var. İnsanlar o kadar çok farklı bilgiyi farklı anda alıyorlar ki çok daha hızlı bir değişimin içinde bütün bunların etkisini doğru yorumlayabiliyorlar mı önemli bir soru mesela.

Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig’de bilgiyi, “değeri yok olmayan bir servet” biçiminde tanımlarken, J.J.Rousseau gerek bireysel, gerek toplumsal gelişmenin bilgi ile gerçekleşebileceğini vurgulamıştır.

Bilginin giderek daha popüler hale gelmesinin arkasında yatan nedenlerin başında; son yıllarda, bilginin toplanması, saklanması, işlenmesi alanlarındaki teknolojik olanakların hızla artmış olması yatmakta. Biz bir şirket için bugün “Bilgi”nin önemli  sermayelerimizden olduğunun farkındayız.

Görüyoruz ki günümüz organizasyonlarında, sermaye olarak paranın yerini bilginin almaya başladı.  Sürekli öğrenme ve bilgilenme yaklaşımı, kurumlar arası yarışmanın anahtarı artık  Bilgi çağının belirleyici gücü bilgi olduğuna göre bilgi ile uğraşan, bilgiyi iş edinen çalışma alanlarının hızla gelişmesi çok normal .  Bu noktada dijitalleşme devreye giriyor.

DİJİTALLEŞMEYE YÖNELİK YATIRIMLARIMIZ ARTACAK

“Bilgi yaratan” şirketin temel yaklaşımı, bireysel bilgiyi organizasyonun bütününe mal edebilecek sistemler geliştirmektir. Bu sistemi, organizasyonun tüm kademelerine ve iş ortaklarına ulaştırmanın yolu ise dijitalleşmeden geçmekte. Bu nedenle dijitalleşme ve inovasyon geçen sene olduğu gibi bu sene de bizim yatırım alanlarımızın içinde yer alıyor.  Önümüzde ki 3 yılı dijitalleşmede de fark yaratan bir şirket haline gelmiş olarak tamamlamak istiyoruz.

Bu konuyla ilgili ETA ve Bukoli adıyla iki tane projemizi şirket haline getirdik. Her ikisi de Borusan Lojistik’e ait birer şirket haline geldiler ve hızla büyümeye de devam ediyorlar. ETA, özellikle KOBİ’lerin çözüm sağlayan ve aynı zamanda da büyük bir pazarda ki belirsizlikleri ortadan kaldıran taşımacılık platformu. Bukoli’de e-ticaret firmalarından yapılan satın almalardan eve değil de teslimatın belirli bir lokasyondan alınmasını sağlayan yapı olarak çalışıyor. Bu her iki şirketimize de yatırım yapmaya devam ediyoruz. Bundan sonraki dönem de de hem bilişim teknolojileri hem de ticarileşme ile ilgili önümüze çıkan fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz. 

Borusan Lojistik İbrahim Dölen yesillojistikciler.com özel röportaj lojistik sektörü
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
NEOPLAN Yeni Tourliner’ın fiyatı belli oldu!
NEOPLAN Yeni Tourliner’ın fiyatı belli oldu!
Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul: “2020 yılında tamamen çekileceğim”
Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul: “2020 yılında tamamen çekileceğim”