DAF
Renault Trucks
Haber detayı LOGO ALTI 1 (Krone 86)

“Kamyoncuya yılda 15 milyon kilometrelik iş teklifi yapıyoruz”

“Kamyoncuya yılda 15 milyon kilometrelik iş teklifi yapıyoruz”
10 bin kamyoncu ve 3 bin KOBİ’nin üye olduğu bir sistemi yönettiklerini söyleyen ETA Genel Müdürü Hamdi Erçelik, “Yurt içi çalışan ortalama bir kamyoncu yılda 80 bin ila 120 bin kilometre arası yol yapıyor. Bugün ETA olarak kamyoncu üyelerimize yılda  yaklaşık 15 milyon kilometre iş teklifi yapıyoruz” diyor. RÖPORTAJ - ŞENEL ÖZDEMİR / senel.ozdemir@yesillojistikciler.com [caption id="attachment_9242" align="alignright" width="440"] ETA Genel Müdürü Hamdi Erçelik[/caption] ÖZEL RÖPORTAJ - Borusan Lojistik, 2012 yılında yurt içi taşımacılıkta köklü bir değişim hamlesi gerçekleştirmek amacıyla Elektronik Taşımacılık Ağı (ETA) şirketini kurdu. Peki, “Taşımacılık Sektöründe Bir İlk” olarak lanse edilen ETA’nın sistemi nasıl çalışıyor? www.yesillojistikciler.com olarak ETA Genel Müdürü Hamdi Erçelik ile bir araya geldik… Hamdi Erçelik’e ETA’nın sisteminin nasıl çalıştığının yanında KOBİ’lere ve kamyon sahiplerine ne gibi faydalar sağladığını, kamyon sahiplerinin sistemi kullandığı sürece hangi imkanlardan faydalandığını, gelecekle sistemi geliştirmek ve yaygınlaştırmak için ne gibi projelerinin olduğunu sorduk. Aslında özetle, “Bu sistemin kamyoncuya sağladığı fayda nedir?” sorusunun cevabını aradık. İşte ETA Genel Müdürü Hamdi Erçelik’e yönettiğimiz sorular ve kendisinin bize verdiği cevaplar… “PAZAR YERİ”Nİ İŞLETEN SORUMLULUK ALMAZ! ETA’nın sektöründe ‘yük borsası’ olarak bilinen sistemden ne farkı var? Benzeyen ve farklı yönleri nelerdir? Benzeyen yönleri var. Yani bir kısmı benziyor, bir kısmı ise benzemiyor. ETA, aslında ‘pazar yeri’ diye tabir ettiğimiz bir ‘yük borsası’ değil. ETA, elektronik ortamda ihalelerin yürüdüğü bir sistemle ilerliyor. Yük borsalarından farkı şu: ‘Pazar yeri’ olan sistemlerde aslında pazar yerini işleten sorumluluk almaz. Yükün komisyonunu alır. Yani yük sahibiyle taşıyıcıyı birleştirir onlar kendi aralarında anlaşırlar ve işi yaparlar. Pazar yerinin sahibi de bu sistemden komisyon alarak kazanç elde eder. YÜK BORSALARINDAN FARKLI OLAN HİZMETLERİ NELER? Peki siz nasıl çalışıyorsunuz? Biz işimizde KOBİ’ye fiyat taahhüt ediyoruz. Bu sektörde ilk. Bu sistemin organizasyonunun arka tarafında akademisyenlerle birlikte bir proje dahilinde yazdırdığımız bir algoritmamız var. Borusan Lojistik’in bu konuda ciddi bir yayılımı olduğu için oradaki gerçekleşmiş günlük fiyatları ile kendi gerçekleştirdiğimiz fiyatlar alıyoruz ve bunların bir zaman modeli üzerinden tahminlemesini yapıyoruz. Sonrasında da bir kontrol yapıyoruz ona çeşitli parantez ekleyerek işte rota sapa yerde midir, mevsim olarak yaz mıdır, kış mıdır gibi… Tüm bu parametreleri hesaba katarak KOBİ’lere anlık fiyatlar veriyoruz. Bizim sitemize girip fiyat istediğinizde iki dakika içinde istediğiniz fiyatı alıyorsunuz o fiyatı da satın alırsanız yani bir alışveriş sitesindeki gibi sepete atıp alışverişinizi tamamlarsanız; satın alınan o hizmeti vermeyi taahhüt ediyoruz. Dolayısıyla burada bir taahhüt var bu da fiyat taahhüdü. O fiyata karşı yapılacak hizmet taahhüdü. İşte burada yük borsası modellerinden ayrışıyoruz. YÜZDE 100 SİGORTALI BİR TAŞIMA İŞLEMİ YAPIYORUZ Yük borsasında taahhüt yük öyle mi? Onlar, yük sahiplerinin ilanlarını çıkartıyorlar, daha sonra kamyoncuya bu yükü ne kadara taşıyacağını soruyorlar. Kamyoncu diyor ki, şu fiyata taşırım. Borsa bütün alternatifleri yük sahibiyle paylaşıyor ve diyor ki sizin bu ihtiyacınıza karşı beş tane teklif geldi hangisiyle arzu ediyorsanız onunla işlem yapabilirsiniz. O bunlardan birini beğeniyor. İlla ki, en düşük fiyatı beğenmek zorunda da değil. Bir tanesini beğeniyor ve beğenerek alışveriş yapıyorsa da o siteye bir komisyon ödüyor. Bizim sistemimiz ise aslında daha çok lojistik işi. Çünkü biz bir lojistik firması gibi fiyat veriyoruz ve o fiyatın arkasında duruyoruz. O hizmeti gerçekleştiriyoruz ve sistem böyle ilerliyor. Dolayısıyla güven anlamında daha güvenilir bir iş modelimiz olduğunu söyleyebiliriz. Öbür tarafta ise anlaştılar mı, anlaşmadılar mı, bir gecikme oldu mu, oldu ise o gecikmeyi nasıl çözdüler, yükte bir hasar meydana gelse o hasarla ilgili sorumluluk sahibi kim olacak gibi bir sürü soru oluşuyor. Biz yüzde 100 sigortalı bir taşıma işlemi yapıyoruz. Zamanında araç göndermeyi taahhüt ediyoruz. Bunla ilgili problemlerde taşın altında elimiz var ve tüm süreçle ilgili sürekli olarak ilgili yük sahibini bilgilendiriyoruz. Kamyoncu için de aynı şekilde o yükün zamanında yüklenmesi, belirli bir sürenin üzerinde bekletilmemesi, yükün tam taahhüt edildiği şekilde bir yük olması, onun dışında farklı bir yükle karşılaşmaması gibi kamyoncu tarafı için de taahhütlerimiz var. Onu da takip ediyoruz. Aslında bizim her iki taraf da müşterimiz. KAMYONCUYA 150 TL ÖDEME YAPIYORUZ Kamyoncu boşta kalınca kazanamaz ama siz kamyoncuya da bir taahhütte bulunuyorsunuz değil mi? Kazanamaz, kazanamadığı şeyi biz karşılamak durumunda kalıyoruz. Nasıl ve ne ile karşılıyorsunuz? Direkt nakitle. Mesela müşteriden kaynaklanan bir sıkıntıdan dolayı kamyon yatıyorsa 150 liralık bir ücreti var. Yani kamyoncuya 150 liralık parasını yatırıyoruz. Sizin kamyoncu profiliniz genelde bireysellerden mi oluşuyor? Ağırlıklı olarak bireyseller var ama ikili üçlü kardeşlerin küçük nakliye şirketleri de bulunuyor. KAMYONCUYA İŞ VERİRİM DEĞİL, İŞ ÖNERİRİM TAAHHÜDÜMÜZ VAR Size üye olmak isteyen bir bireysel kamyoncuya ‘bize üye olursan şu kadar zamanda en az şu kadar kilometre yol yaparsın, şu kadar kazanırsın’ diye bir taahhüdünüz var mı? Üyemize yüzde 100 işini ben vereceğim diye bir taahhüdümüz yok. Ama iş öneririm alır veya almazsanız. İş veririm taahhüdü yok çünkü bunu bilemem o da kabul etmeyebilir. Öyleyse şöyle sorayım: 5 kamyonlu bir nakliye şirketine ayda kaç iş öneriyorsunuz? Şöyle ki, günlük olarak SMS ile 10 iş öneriyoruz. Ama 10’unu da kamyoncunun dolu mu boş mu olduğunu ayırt etmeden gönderiyoruz. Bu işler arasında şehir içi de oluyor mu? Şehir içi de var ama şehir içi daha kısıtlı. Sadece İstanbul ağırlıklı şehir içi oluyor. Ağırlıklı olarak bizim işimiz şehirler arası. Frigo, ilaç dağıtımı ve benzeri özel taşımacılık yaptırmak isteyenlere de cevap verebiliyor musunuz? Frigo, henüz portföyümüzde yok. Kapalı kasa, TIR, kamyon, kırkayak diye tabir ettiğimiz araçlarla daha çok taşımacılık yapıyoruz. Yani şu an standart diye tabir ettiğimiz yüklerin taşımalarını yapıyoruz. Meyve ve sebze… Meyve ve sebze taşımamız var. Pancar zamanı pancar taşıyoruz, Antalya’dan kuzeye sebze çıkartıyoruz. [caption id="attachment_9244" align="alignright" width="369"] ETA Genel Müdürü Hamdi Erçelik[/caption] MÜŞTERİ AĞIMIZDA 3 BİN KOBİ, 10 BİN KAMYONCU VAR Müşteri ağınızda kaç KOBİ, kaç kamyoncu var? 3 bin müşterimiz var, 10 bin tane de kamyoncu üyemiz mevcut. Bu 10 bin kamyoncunun toplam kaç adet kamyonu var? Aslında bu 10 bin kamyon plakasıdır. Sizle çalışmak isteyen kamyon sahiplerinin genelde kaç kamyonları var? İki kamyonu olan da, 10 tane kamyon olan da var. Ama araç sayısı 10’un üzerinde olduğu zaman küçük bir kooperatif gibi kendi işlerini organize etmeye çalışıyorlar. Belki zaman içinde oraya da gideriz ama şuanda daha bireysel, daha küçük ve 10 ve altı kamyonu olan firmalarla daha sık çalışıyoruz. Ama portföyümüzde diğerleri de var. KAMYONCUDAN DA KOBİ’DEN DE ÜYELİK ÜCRETİ ALMIYORUZ 3 bin KOBİ’den üyelik ücreti alıyor musunuz? Hayır, almıyoruz. Kamyoncudan da yani iki taraftan da üyelik ücreti almıyoruz. Peki nasıl kazanıyorsunuz? Kazandığımız şey aslında tamamen lojistik şirketlerinin kazancı gibi. Biz önce bir fiyat söylüyoruz o fiyatın yaklaşık yüzde 5-10 marjının altında bir rakamı da kamyoncuya öneriyoruz. Komisyonculuktan farklı olarak her iki tarafa da taahhütleri veren biziz ve günün sonunda bizim kapımızı çalıyor. Normalde lojistik şirketi yüzde 10-15 arası kazandığı zaman çalışamaz. Bizim iş modelimiz aslında yaygın bir üyelik profiline sahip olup ölçek ekonomisi kullanarak yüzde 5’lik al-sat marjıyla dahi çalışabiliyor. Dolayısıyla her iki tarafa birden ekonomi öneriyoruz. SİSTEME DAHİL OLMAK İSTEYEN KAMYONCULAR NE YAPACAK? Sizin sisteminize dahil olmak isteyen kamyoncuların hangi kriterlere sahip olması gerekiyor? Özellikle bizim sistemimize kayıt olmak isteyen kamyoncuların kamyonlarının yaşlarının 15 yaşın altında olması gerekiyor. Ayrıca vergisel olarak geçmişinin temiz olması gerekiyor. Teknik veya ticari olarak bir mevzuatta problem yaratmamış olması bizim için önemli. Çünkü KOBİ yükünü bize, biz de bu yükü kamyoncuya emanet ediyoruz. Kamyoncu bu yükü taşırken bir problemle karşılaşmaması gerekiyor. Ayrıca biz sigorta da yapıyoruz ama bu iş tek başına sigortayla da yürümüyor. Yani kamyonun 15 yaşını geçmemesi ve kamyoncunun sicilinin temiz olması bizim kriterlerimizi oluşturuyor. Varsayalım ticari sicilinin temizliği ile ilgili durum atladınız… Kamyoncu da eğer bizim kayıtlarımızdan kaçtıysa günün sonunda üyelikten çıkartılıyor. Yük taşırken yolda kaza oldu diyelim, bu durumda yükün ulaşması için ne yapıyorsunuz? Yükü hemen başka bir kamyona aktarabiliyor musunuz? Elbette en hızlı şekilde bunu gerçekleştiriyoruz. Çünkü Türkiye’nin 9 bölgesinde 9 çıkış noktasında bizim operasyon ekiplerimiz var. Bu ekipler birebir kamyoncu esnafıyla ilişki içindeler o işleri veren onlarla ilgili ödemeler, onlarla ilgili operasyonun tamamını takip ediyorlar. Kaza ve benzeri durumda yükün ulaşması için bu ekipteki arkadaşlar direkt devreye girip alternatif bir araç buluyor ve o araçtan diğer araca yükün aktarılmasını sağlıyor. Sık olmasa da bu tür durumlar ortalama olarak ayda bir defa başımıza gelebiliyor. Biz de bu durumda müşterimizin sıkıntı yaşamasını hızlıca önlüyoruz. 81 İLE SEVKİYAT YAPABİLİYORUZ Tüm Türkiye genelinde faaliyet gösteriyor musunuz? Yoksa sadece Marmara Bölgesi’nde mi çalışmalarınız var? Ağırlık olarak Marmara bölgesindeyiz. Ekonomi ağırlıklı olarak Marmara bölgesinde olduğu için taşımanın ağırlığı da bu bölgede oluyor. Ancak 9 tane çıkış noktasına sahibiz. Bu 9 çıkış noktasından 81 ile sevkiyat yapabiliyoruz yani bir anlamda 9 çıkış noktasıyla Türkiye’nin her yerindeyiz. Yani Kayseri, Ankara, Adana, İzmir, Eskişehir, Bursa ve İstanbul’un her iki yakasından çıkışlarımız bulunuyor. Bakıldığında da bu noktalar taşıma ihtiyacının yoğun olduğu yerler ve buralardan çıktığınız zamanda Türkiye’deki toplam yükün yüzde 90’ına hitap etme şansınız oluyor. KAMYONCU ÜYELERİMİZE YILDA 15 MİLYON KİLOMETRE İŞ TEKLİFİ YAPMAKTAYIZ 10 bin kamyon ile ayda kaç kilometre yol yapıyorsunuz? Yurt içi çalışan ortalama bir kamyoncu yılda 80 bin ila 120 bin kilometre arası yol yapıyor. Bugün ETA olarak kamyoncu üyelerimize yılda yaklaşık 15 milyon kilometre iş teklifi yapmaktayız. Sisteminize üye olmak isteyen kamyoncular için kriterlerinizi söylediniz. Ya KOBİ’ler için kriterleriniz var mı? Burada da eğer ticaret sicil kaydınız varsa ve Türkiye Cumhuriyeti sizi ticari faaliyet yapabilir olarak kabul ettiyse… Kamyoncunun ‘ben bu yükü taşımam’ dediği durumlar oluyor mu? Örneğin meşrubat taşınacak diye beyan edildi başka bir şey yükledi. Yani beyan ile ilgili bir sıkıntı olursa kamyoncu nezdinden bir takım sıkıntılar olabiliyor ve herkes her yükü taşımak istemeyebiliyor. YÜKÜ KONTROL ETMEK KAMYONCUNUN GÖREVİ Mİ? Kamyoncu yükü kontrol etmekle yükümlü mü? Aslında beyana bağlıdır. Mevzuattaki sorumluluğu şudur: Kantara çıkması lazım ve TIR için söylüyorum, yük 26 tonu geçiyorsa yükü paylaştırman lazım, kabul etmemen gerekiyor. Yük tonajı ile ilgili mevzuatta yük belirtilenden fazla ise hem yükleyene hem kamyoncuya ceza kesiliyor. Dolayısıyla devlet diyor ki, ‘sen ne yüklediğini bilmek zorundasın’, kamyoncuya da diyor ki, ‘sen de ne aldığını bilmek zorundasın’. Bilmiyorsan merak ediyorsan kantarda tartmak durumundasın. Peki sizin şu yükleri taşımıyoruz diye bir kriteriniz var mı? Akaryakıt gibi özel belgeler gerektiren yükler var. O yükler dışında spesifik olarak taşımıyoruz dediğimiz yük çok yok. Onun dışında özel bir ayrımımız yok ama mesela gübre taşırken güçlük çektiğimizi söyleyebilirim. Çünkü kasanızda gübre taşıyorsunuz sonrasında aynı kasada margarin taşıyacaksınız, aracı ne kadar yıkatırsanız yıkatın problem oluyor. Bu durumda kamyoncunun beyanını bekliyoruz. Böyle bir durumda o kamyona kokudan etkilenmeyecek bir yük bakıyoruz. İşte diğer sistemlerden bir farkımız da bu sorumluluk hissi. Kendimizi her iki tarafa karşı da sorumlu hissediyoruz. O sorumluluğun karşısında da bir gelir elde etmeye çalışıyoruz. Biz sadece enformasyon paylaşımı yapıp; biz sizi bir araya getirdik artık bundan sonra sizin işiniz şeklinde bir modeli kullanmıyoruz. AKARYAKIT DESTEĞİ Kamyoncuya akaryakıt ile ilgili bir desteğiniz oluyor mu? Gündemde olan ve haksız rekabete neden olan bir 10 numara yağ konusu var. Şimdi ben bir iş yapıyorum benim aracım olsa sürekli olarak legal bir akaryakıt istasyonundan alışveriş yapıyor olsam birisi de 10 numara yağ yakıyor olsa bizim aynı yük için rekabet etme şansımızda sıkıntılar yaşanıyor. Buna karşı bir denge getirmek lazım. Bunlara karşı da biz de ödenen taşıma ücretlerinin belirli bir kısmını akaryakıt olarak ödüyoruz. Mesela bu yüzde 30 ödediğimiz şeyin yüzde 30’a kadar kısmı akaryakıt olarak ödeniyor. Orada da avantaj sunuyoruz. Burada Shell bizim partnerimiz. ETA’nın orada bize uyguladığı indirimden kamyoncuyu da yararlandırıyoruz. O indirimi yansıtıyoruz. Dolayısıyla hem 10 numara yağ yakmadığını dolaylı olarak garanti altına almış oluyoruz daha dengeli bir rekabet ortamı sağlıyoruz hem de standart bir istasyon gittiğinde aldığı akaryakıttan daha uygun maliyetle akaryakıt öneriyoruz. Size üye olmayan bir kamyoncu ile aynı yola giden birisi diyelim ki 100 liralık yakıt aldı, size üye olanın avantajı ne kadar oluyor? Bize üye olan yüzde 5’ten daha avantajlı oluyor. NAKLİYE BORSASI ŞİRKETLERİNİ BİTİRDİLER Mİ? Şöyle bir söylem duymuştum: ETA bu piyasa girdikten sonra nakliye borsası şirketlerini fiyat rekabetiyle bitirdi. Bitirdi diyemeyiz ama bitirme arzumuzu söyleyebiliriz. Fiyat rekabeti ile… Biz her iki tarafa da menfaat vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla hakikaten elini tutacağımız adama bir fiyat avantajı verip tutmaya çalışıyoruz. Biz diyoruz ki, en uygun fiyatla hem kamyoncu hem KOBİ benden alsın diyoruz. Bitirebilsek hakikaten bir topluluk oluşturmuşuzdur, hakikaten bir aile olmuşuzdur demektir. Henüz o büyüklükte değiliz. Yurtdışına hiç yük buluyor musunuz? Şu an yurt dışına yük bulmuyoruz. ETA’nın tüm faaliyeti yurtiçinde. Örneği, KOBİ dedi ki, ‘benim yükümü yurtdışına götür.’ O zaman ne yapıyorsunuz? O zaman devreye Borusan Lojistik giriyor. Çünkü uluslararası taşımacılık bambaşka bir alan. ETA’da uluslararası taşımacılık olmaz mı? Bu tuttuktan sonra nereye bakacağız? Büyüme vizyonu olarak bakarsanız bakacağımız alanlardan biri yurtdışı ama daha çok şunu yapmayı tercih ediyoruz. ETA, Türkiye’de oturdu büyüyor. ETA’NIN SİSTEMİNİ ÇİN’DE UYGULAYALIM TEKLİFİ GELDİ Hep yurtiçinde mi kalacaksınız? Yoksa uluslararası alanda olmak konusunda bir projeniz var mı? Şu an bizim yaptığımız işi Çin’e götürelim konusu vardı. Yani bu modeli Çin lokalinde uygulayalım… Ne oldu peki sonuçta? Planımızdan ziyade öyle bir teklif gelmişti bize. Sizin bu iş modelinizi beğendik gelin bize partner olun bunu Çin’e de uyarlayalım şeklinde.. Çin’deki nakliye düzeninin içinde de kendimize yer bulalım diye.. 2 sene önce ilk proje fikri, şirket anonsu yapıldığında gelmiş bir şey. Ama o zaman biz daha yeni emeklemeye başlamıştık. Emekleme döneminde de bilmediğimiz bir yerde maceraya girmedik. Hakikatten de bizim uygulamalarımızın yurtdışında benzeri yok. TELEFON TARİFELERİNDE ‘ETA KAMPANYASI’ DÜŞÜNCESİ Akaryakıtta kamyonculara sunduğunuz avantajlardan bahsettiniz. Peki lastik, yedek parça hatta telefon konusunda projeleriniz var mı? Akıllı telefon konusunda kamyonculara telefon dağıtmak değil de akıllı telefonun yayılımı için destek vermeye çalışıyoruz. Çünkü binlerce abonenin telefon kaydını tutun onların abonelik işlemi konuşma ücreti diye bilinmeze girmek yerine o bilinmeze destek verecek o bilinmezle ilgili avantajlı paketler sunacak faaliyetler düşünüyoruz. Ancak hat sorumluluğunu birebir almak istemiyoruz. Esnaf kampanyası, öğretmen kampanyasına benzer ETA kampanyası olması için çalışmalarımız sürüyor. LASTİK İŞİNİ DE HEP AKLIMIZDA OLAN BİR ŞEY Lastik? Lastikle de ilgili bir çalışmamız var. Aslında bir kamyoncunun ihtiyacı olan her şey ile ilgili çalışmalarımız var. Lastikle ilgili çalışmamız 2014’ün başında vardı şu an geçici olarak durdurduk. Çünkü yarattığınız ölçek ekonomisi belirli bir faydayı sağlamadığında yani tam kırılma noktasını kıramadığında anlamsız oluyor. Mesela ekmek fırında 10 kuruş. Ama piyasada 9 kuruşa bulunabiliyorsa 8 kuruş diyemediğiniz zaman yeterince cazip olmuyor. Lastik işini de hep aklımızda olan bir şey. Umarız ki onun kırılma noktasını yakalarız üye sayısı olarak da üyelerimize orada da avantaj sağlarız. Bu durum aynı zamanda yedek parça için de geçerli. Çin olayını biraz daha anlatır mısınız şimdi hala devam ediyor mu öyle bir ilişki kurma ihtimali var mı yani? Bağlayıcı bir işbirliği anlaşmamız yok. Bu fikir aşamasında kaldı ama şunu biliyoruz ki benzer bir fikir henüz oralarda karşılığını bulmadı yani bizim yürüdüğümüz yol kadar henüz yürümüş değiller. Öyle bir iş ki bu yeni iş yeni hizmet bulma işi sürekli olarak döndürüyorsunuz geminin ucunu rüzgar buradaysa buraya, diğer taraftaysa diğer tarafa çeviriyorsunuz. Dün böyle giderken bugün karar veriyorsunuz böyle gidiyorsunuz, bunlar ana geminin piyasadaki görüntüsünü etkilemiyor ama iş modelinin detayını, gelir modelinin detayını çok etkiliyor. Dolayısıyla biz orada çok yol kat ettik istediğimiz anda bu işi Türkiye’de daha fazla ayağa kaldırdıktan sonra yurtdışında da yankı bulacağına inanıyorum. ABD’DEKİ SİSTEMDEN FARKI ABD’de de sizin bu sisteminizin benzeri yapılıyor diye biliyorum. Öncelikle şunun altını çizmek istiyorum: ETA tamamen bizim kendi projemiz.  ABD’deki sistem nasıl işliyor? ABD’de pazarın yüzde 50’sinden fazlasına sahip olan bir şirket var. Bu şirket sektörü domine ediyor. Onların çalışma şekli şöyle: Bir yerde kamyoncular var, bir yerde de eskiden komisyoncular var. Bu eski komisyoncular şu an sektörün yüzde 50’sinden fazla domine eden şirketi oluşturuyor. Orada da müşteriler var ve müşteriler kamyoncu ile çalışıyor. Bu komisyoncularla da çalışıyor ortalarında da bir tane sistem var bu web tabanlı sistem üzerinden de bu işi dengelemeye çalışıyorlar ama velakin bu iletişimin yüzde 90’ı telefon üzerinde ve manuel yapıyorlar. Amerika’da böyle bir model var ama bizimki gibi bir model henüz yok. Bizim modelimiz daha yalın. Biz kamyoncuyla iletişimi SMS üzerinden kuruyoruz. Bütün o ihalelerimizde kamyonculara SMS mesajı gönderiyoruz şuradan şuraya yükün var eğer kabul etmek istiyorsan fiyat teklifini yaz şu numaraya SMS at şeklinde gerçekleştiriyoruz. Onlar 3-4 yıl sonra bizim şu an geldiğimiz noktaya gelecek ama umarım ki biz kat ettiğimiz yolda fark yaratmaya devam ederiz. TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GİDİŞATI Yurtiçinde mal hareketi yavaşlarsa ekonomik krizin göstergesidir denir. Bu durum yurt dışı içinde geçerli ama yurtiçinde biraz daha hareketlilik çoğalırsa da ekonomi iyi gidiyor denir. Bu teze göre siz ekonomik gidişattan önceden haberdar oluyorsunuz. Türkiye ekonomisinin gidişatı nasıl? Şöyle söyleyebiliriz geçen yıla kıyasla, Ocak-Şubat enteresan aylardı. Çünkü bu aylarda özellikle endüstrinin ekonominin kalbi olan yerlerde çok fazla kar tatili ve kar problemi ve diğer olumsuz hava koşulları yaşandı. Dolayısıyla Ocak ve Şubat aylarının rakamları bizim öngördüğümüzden düşük çıktı. Burada üç dört tane etmen birden var. Hava şartları var, dolar kurunda hareketlilik var, işte toplam ithalattaki kısıntı ve benzeri… Bunları böyle tamamen ayrıştırıp şu şuradan geliyor bu buradan geliyor diye söylemek zor ama şunu söyleyebilirim Mart ayı öyle değil. Ocak ve Şubat’taki işten sonra Mart ayı itibariyle işlerimiz daha canlı. ARALIK’TAN ARALIK’A 9 KAT BÜYÜME PAROLASIYLA YOLA ÇIKTIK Büyüme ile ilgili hedefleriniz nelerdir? 2015 yılıyla ilgili bir iki tane daha projemiz var. 2015 yılında hızlı büyüme arzusundayız. Aralık’tan Aralık’a 9 kat büyüme parolasıyla yola çıktık. Yani Aralık 2014 rakamının 9 katını Aralık 2015’te yapmayı hedefliyoruz. Bu da yıl içinde 4 katlık bir büyümeye denk geliyor. 2012 yılında kamyoncularımızın sadece yüzde 2’sinde akıllı telefon vardı. Shell’in yaptığı ankete göre şu an yüzde 45’inde akıllı telefon bulunuyor. Biz de o popülasyona yönelik bir akıllı telefon uygulaması geliştirmeye başladık. Şuanda son aşamasındayız nisan ayı itibariyle onu devreye alacağız ve böylece iletişimi kolaylaştıracağız. AKILLI TELEFONLAR İÇİN ÖZEL UYGULAMA Bu bir akıllı telefon uygulaması mı olacak? Evet. Kamyoncu bu uygulamayı cep telefonuna indirecek ve gelen tekliflere çok rahat bir şekilde cevap verebilecek. Ayrıca daha detay içeren yeni web sitemizi de yakında devreye sokacağız. Bir de üyelikle ilgili işlemleri kolaylaştırdık. KAMYONCULAR PARTNERİMİZ Lastik, cep telefonu, yedek parça, akaryakıt… Tüm bunlarla ilgili çalışmalarınızın olduğunu söylediniz. Peki ya araçla ilgili yani kamyonunu kendisi ile ilgili bir çalışmanız var mı? Yani kamyonunu değiştirmek isteyen bir kamyoncu sizin sisteme üye olmanın bir avantajına sahip olabilecek mi? Bu konuda üretici markalarla görüşmeler yapıyor musunuz? Tabi tabi. Aslında bizim fikir babamızın en büyük vizyonu buydu. Bu küçük marjdan öte. Biliyorsunuz her şey aslında modern hayatta topluluklarla oluyor bu topluluklar birlikte hareket ettiklerinde bir ekonomik değer yaratıyorlar. Eğer siz bir topluluk oluşturabiliyorsanız, bir ekonomik değer yaratıyorsunuz ama bireysel kalıyorsanız maalesef kenarda kalıyorsunuz yani istediğiniz ölçütte faydalanamıyorsunuz. Birlikten bir kuvvet doğuyor. Biz burada, kamyoncuları partnerimiz olarak görüyoruz. Biz size iş veriyoruz ama siz bizim tedarikçimizsiniz sizden ne koparsak ne kadar alsak kardır gibi bir bakışımız yok. Biz sizle kader birliği yapabilelim. Siz ikna olursanız düşünsenize benim 10 bin kamyoncu üyem var ve bunların sadece 5 bin tanesinin araç değişim zamanı gelmiş olsa eskimiş olsa araçları ve ben 5 bin araçla herhangi bir kamyon üreticisinin karşısına otursam anormal bir güç toplam satışlarının yarısı bazı üreticiler için toplam satışların hepsi… Dolayısıyla ben hepsini alacağım ve hepsini üç sene boyunca alacağım dediğim zaman yaratacağım ekonomik faydanın gücünü düşünün. Borusan Lojistik Genel Müdürü Kaan Gürgenç’in hayalinin temeli bu yani iş yapmak değil modern hayat, topluluk kurmak. Biz kamyoncu esnafının liderliğini istiyoruz… ETA KAMYON GARAJLARI, ETA KAMYONCU BARINAKLARI… Kooperatifler size kızıyor mu? Kooperatifler bölgesel. Yani biz zaten bölgesel değil bütünsel kooperatif olma gayretindeyiz. Keşke olsak bütünsel bir kooperatif halinde olsak ve bütünsel olarak hareket edebilsek kader birliği yapabilsek. O kader birliğini yaptığın zaman o çıkacak menfaat herkes hayal edebiliyor yani bunu ben hangi kamyoncuya anlatsam ‘hakikaten’ diyor, kime anlatsam ‘olmayacak bir iş değil’ diyor. Kamyoncular için restoran kuralım istiyoruz. Kamyoncuların en çok sıkıldıkları yerler kamyoncu barınakları. Keşke ETA kamyon garajları, ETA kamyoncu barınakları yapsak. Bu garajlar kar maksatlı değil benim topluluğuma temiz havlu, sıcak duş, temiz tuvalet, hijyenik yemek ve benzeri hizmetleri verebilsin istiyoruz.

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık