DAF
Renault Trucks
Haber detayı LOGO ALTI 1 (Krone 86)

Lojistikten 1 Milyar Dolarlık Girişim Çıkartabilmemiz İçin Neler Yapmalıyız?

Lojistikten 1 Milyar Dolarlık Girişim Çıkartabilmemiz İçin Neler Yapmalıyız?

Geçen yazımda, 1 milyar dolarlık teknolojik/dijital start-up yatırımının Türkiye’de lojistikten çıkacağına yönelik inancım olduğunu belirtmiş ve bunun için tartışmalıyız diyerek konuyu kapatmıştım. Bu yazımda, konuyu biraz daha lojistik sektörü yönlü ele almaya çalışacağım. Ne yapılması gerektiğinin kendimce ipuçlarını vermeye çalışarak tartışmayı genişletmeye çalışacağım.

Öncelikli olarak, bu süreçte neye ihtiyacımız var, onların tanımlamasını yapmakla başlayalım; girişimci, yatırımcı, ekosistem, kamu-devlet ve üniversiteler.

GİRİŞİMCİ

Girişimci, sermayesini, aklını ve zamanını riske eden kişi olarak tanımlanabilir. Bir kişi, bir işletmede çalışırken girişimcilik eğilimleri gösterip kendini farklılaştırabilir ya da bireysel olarak girişimcilik eğilimleri içerisine girebilir. Türkiye’de lojistik sektöründe girişimcilik ruhu taşıyan önemli bir kitle olduğunu yadsıyamayız. Ancak, bu girişimci tipinin konvansiyonel alanlara yönelik eğilimlerini olduğunun tespitini yapmak hiç de zor değil. Teknolojik/dijital bir yatırım söz konusu olduğunda hem sektör içinden hem de sektör dışından sayının az olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz. Girişimci boyutunda söylenebilecek diğer bir konu da sadece sektörü bilen kişilerin bu işe doğrudan girmelerinin doğru olmayacağıdır. Teknolojik/dijital girişimlerde, girişimci ekibin içinde teknolojiden çok iyi anlayan ve bunu sektöre uyarlayabilen kişilerin de olması gerekliliği bulunuyor. Bir de buna ek olarak başarısızlıktan korkmayan bir ekibin de yaratılması önemli bir konu olarak değerlendirilebilir.

YATIRIMCI

Yatırımcı, Pay-Pal kurucularından Peter Thiel’in de tanımladığı şekilde bir start-up’ın 0’dan 1’e doğru gitmesinde en önemli unsurlardan biri. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi yatırımcı çeşitliliği ve erişebilirliği son beş yıl içerisinde Türkiye’de inanılmaz bir hızla büyüyor. Haziran 2013 yılında bir yönetmelik ile tanımlanan ve “Melek Yatırımcı” adıyla bilinen Bireysel Katılımcı Yatırımcısı (BKY) sistemi Türkiye’de çok büyük bir ilgi görmüş durumda. Bu anlamda, lojistik sektörüne yönelik start-up’ların bu tür sistemlerden faydalanabilme şanslarının büyük olduğunu düşünüyorum. Diğer taraftan, Türkiye’de UND, UTİKAD, DTO gibi sivil toplum örgütlerinin de kendi aralarında oluşturacakları Melek Yatırımcı Ağlarını meydana getirmesi lojistik ve denizcilik start-up’larına önemli bir ivme kazandıracaktır.

EKOSİSTEM

Ekosistem aynı kafada olan insanların bir arada olması olarak da ele alınabilir. Bir futbol takımının taraftarlarının takımlarının oyuncuları ve antrenörü hakkında aynı ortamlarda konuşmaları buna örnek olarak verilebilir. Türkiye’de lojistik sektörü kapsamında teknolojik girişimcilik ve inovasyon konusunda bu tür ekosistemlerinin sayısının az olduğunu görmekteyiz. Benim görüşüm, Türkiye’de sayıları hızla artmakta olan Etohum ve Girişim Fabrikası gibi oluşumlara benzer yapıların lojistik alanında da oluşturulması yönündedir. Bu kapsamda, daha önce tanımladığım sektör sivil toplum kuruluşlarının öncülük yapmasının önemli olduğunu düşünmekteyim.

KAMU-DEVLET

Bu tür girişim olaylarında devletten en çok beklenen kuralları koyması ve girişimci ortamının gelişmesini sağlayacak olan sistemleri kurması. Son yıllarda, Türkiye’de özellikle Ar-Ge ve inovasyon yönlü girişimlere sağlanan teşviklerin ne kadar arttığını size detaylı bir şekilde anlatmayacağım. Bu tür gelişimler, her ne kadar uygulamada bazı aksamalar olsa da gerçekten girişimcilerin önünü açıyor. Sanırım, bu teşviklerin özellikle lojistik girişimciler tarafından da iyi anlaşılması sektörel anlamda önemli gelişmeler sağlayacaktır.

ÜNİVERSİTELER

Üniversiteler, 1 milyar dolarlık yatırımın ortaya çıkmasına en önemli desteği verebilecek unsurlar. Ancak, lojistik sektörünün bu üniversitelerin sadece lojistik ve denizcilik eğitimi yapan bölümleri ile değil aynı zamanda teknoloji, yazılım gibi konularda eğitim veren bölümleri ile de iş yapabilmesi zorunluluğu bulunuyor. Özellikle, çok disiplinli girişimci takımlarının oluşturulmasında bu anlayışın yerleştirilmesi şart. Türkiye’de özellikle teknoloji ve yazılım ile ilgili bölümlerde çalışan öğretim üyelerine ve öğrencilere sektörün bu anlamdaki cazibesinin anlatılması ve farkındalığın ise yaratılması önemli.

SON SÖZ

Her zaman tekrarladığım gibi, benim inancım, Türkiye’de 1 milyar dolarlık girişimin lojistik sektöründen çıkacağıdır. Girişimciliğin yukarıda anlatmaya çalıştığım boyutlarını iyi anlayabilir ve lojistiğin küresel anlamdaki gücünü kullanabilirsek bu işi kolaylıkla yapabiliriz. 

Prof.Dr. Okan TUNA / otuna@deu.edu.tr / Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı 

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık