Döngüsel Ekonominin 10 Yılda 4,5 Trilyon Dolara Ulaşması Bekleniyor
Döngüsel Ekonominin 10 Yılda 4,5 Trilyon Dolara Ulaşması Bekleniyor
Otomotiv sektöründe İstanbul ve İzmir’de hayata geçirdiği “Terminal” konseptiyle ikinci el pazarına yeni bir perspektif kazandıran 2PLAN, “SCOT (Second Chance of The Things - Nesnelerin İkinci Şansı)” etkinliğinin ikinci buluşmasını İstanbul Etiler’de bulunan 2PLAN Terminal’de gerçekleştirdi.
2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte; Renault MAİS Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, Garanti BBVA Tüketici Finansman Direktörü Çağrı Koray Öztopçu, MobiRent Kurucu Ortağı Sinan Özkök, Yapay Zeka Fabrikası Startup Başarı Yöneticisi Leyla Unat, Mental Yüksek Performans Koçu Eylem Şenkal, YTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kırcova, girişimci ve yazar Olgar Ataseven, Nish Solutions Kurucusu Berna Atahan ve Hakan Bahar Wardrobe Kurucusu Hakan Bahar konuşmacı olarak yer aldı.
Orhan Ülgür: “Kullan-at dönemi geride kaldı”
2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, “ikinci şans” kavramının yalnızca ürünlerle sınırlı olmadığını, bu yaklaşımın mekanlardan iş modellerine kadar geniş bir dönüşümü kapsadığını belirtti.
Açılışın ardından gerçekleştirilen “Otomotivde Döngüsel Ekonomi” başlıklı panelde görüşlerini aktaran Ülgür, “Döngüsel ekonominin giderek daha kritik hale geldiği, kullan-at döneminin geride kaldığı bir süreçten geçiyoruz. Üret-kullan-dönüştür dönemindeyiz. Bu yalnızca otomotivde değil özellikle elektronik başta olmak üzere birçok sektörde küresel bir trend haline geldi. Bu alanın büyüklüğünün 2025 yılı itibarıyla 350-400 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. 2026’da 700 milyar dolara ulaşması, önümüzdeki 10 yıl içinde ise yaklaşık 4,5 trilyon dolarlık bir hacme erişmesi bekleniyor.” dedi.
“Atıl yapıları ekonomiye kazandırdık”
2PLAN olarak nesnelerin “ikinci şansına” sadece bir fikir olarak değil bir dönüşüm modeli olarak baktıklarının altını çizen Ülgür, “Bugün 2PLAN Terminal olarak İstanbul ve İzmir’de hayat bulan merkezlerimiz, geçmişte yarım kalmış projelerdi. İstanbul’daki merkezimiz 60 bin metrekarelik bir deneyim alanına dönüştü. İzmir’de ise 30 bin metrekarelik bir AVM otoparkını aynı şekilde yeniden kurguladık. Biz bu alanlara sadece yatırım yapmadık, onlara ikinci bir şans verdik. Atıl kalmış bir yapıyı ve farklı amaç ile yapılan bir diğer yapıyı yeniden ekonomik değere, istihdama, müşteri deneyimine ve sektörel dönüşüme kazandırdık.” ifadelerini kullandı.
Bahaettin Tatoğlu: “Renault, geri dönüşümden elde edilen parçaların üçte birini yeniden kullanmayı hedefliyor”
Renault MAİS Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu ise otomotiv sektöründeki dönüşümün yapısal ve kalıcı olduğunu vurguladı. Renault’nun Fransa’daki “Refactory” girişimiyle Avrupa’nın ilk döngüsel ekonomi otomotiv fabrikasını kurduğunu anımsatan Bahaettin Tatoğlu, Bursa’daki Oyak Renault fabrikasında kurulan ReFactory ve yenilenen araçların satışa sunulduğu Renew markasıyla bu dönüşümün Türkiye’de karşılık bulduğunu ifade etti.
Renault’nun geri dönüşüm hedeflerine de değinen Tatoğlu, şunları kaydetti: “Renault, 2030 yılına kadar geri dönüşüm süreçleri sonucunda elde edilen parçaların üçte birini kendi üretim süreçlerinde yeniden kullanmayı hedefliyor. Bu kapsamda Refactory ve Renew önemli iki başlık. Refactory tarafında özellikle Avrupa’da ciddi yatırımlar yapıldı. Türkiye’de de Oyak Renault Fabrikası bünyesinde bu alana yönelik yatırımlarımız bulunuyor.”
Çağrı Koray Öztopçu: “Yenilenmiş ürünlerde farklı finansman modelleri devreye alınmalı”
Garanti BBVA Tüketici Finansman Direktörü Çağrı Koray Öztopçu da dönüşümün en kritik bileşenlerinden birinin finansman olduğunu vurguladı.
Yenilenmiş ürünlerde daha esnek ve teşvik edici finansman modellerine ihtiyaç olduğunu ifade eden Öztopçu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Fonlama yapılarında düzenlemelerin biraz daha hızlanarak, daha teşvik edici yönde geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Örneğin yenilenmiş cep telefonlarında 12 aya kadar taksitleri görebiliyorken, otomotiv tarafına baktığımızda ise ikinci el araçlar için benzer bir esneklik bulunmuyor. Bu durum, döngüsel ekonominin hız kazanmasını hedeflediğimiz bir dönemde sektörün önünde bir bariyer oluşturuyor. İkinci el ve yenilenmiş araçlara yönelik daha esnek kredilendirme modellerinin devreye alınması gerekiyor.”
Sinan Özkök: “İkinci el sektörü değer zincirinin en önemli bileşenlerinden bir tanesi”
Panelin moderatörü MobiRent Kurucu Ortağı Sinan Özkök de otomotiv endüstrisinin dünyanın en önemli sektöründen biri olduğunu anımsatarak, “Yeni araç üretim ve satışı kadar ikinci el sektörü de bu değer zincirinin en önemli birleşenlerinden bir tanesi. Globalde ikinci el araç pazarı 2025'te 2 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. 2030'a kadar bunun 2,7 trilyon dolara ulaşacağı bekleniyor. Dolayısıyla bir yandan gelişen yeni araç satışları ikinci araç pazarına destek verirken aynı zamanda da geri kazanılan malzemelerin artmasıyla çevreye verilen önemin de bir göstergesi olarak öne çıkıyor.“ dedi.
Döngüsel ekonomide yapay zekanın ve tüketici algısının rolü
Yapay Zeka Fabrikası Startup Başarı Yöneticisi Leyla Unat ise “Gelecek İçin Sürdürülebilirlik” başlıklı sunumunda yapay zekanın görünmeyen çevresel maliyetine dikkati çekti.
Yapay zeka teknolojilerinin önündeki en önemli darboğazın enerji olduğunu belirten Unat, veri merkezleri ve sunucuların soğutulması için gereken tatlı su miktarının ciddi bir çevresel sorun haline geldiğini, bu süreçte yıllık yaklaşık 720 milyar galon tatlı suya ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Mental Yüksek Performans Koçu Eylem Şenkal da “Her Şeyin İkinci Bir Şansı Vardır: Değişen Zihin, Değişen Dünya” başlıklı sunumunda döngüsel ekonominin tüketici algısı ve insan psikolojisi üzerindeki etkilerini ele aldı. Nostaljinin insan psikolojisinde güven ve aidiyet duygusu yarattığını belirten Şenkal, “Geçmişe baktığımızda kendimizi daha güvenli hissettiğimiz bir alan görüyoruz. İkinci şans, kişiye verilmiş bir hak değil, bir fırsattır.” dedi.

Etkinliğin 2.panelinde döngüsel ekonomiye farklı sektörlerden ortak vurgu
SCOT etkinliğinin “Sürdürülebilirlik ve Yeni İş Modelleri” başlıklı ikinci panelinde konuşmacılar, döngüsel ekonomiyi farklı perspektiflerden ele aldı.
YTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kırcova, dünyada her yıl yaklaşık 92 milyon ton tekstil atığı oluştuğunu ve üretilen gıdanın üçte birinin israf edildiğini belirterek, döngüsel ekonominin israf boyutuna dikkati çekti.
Girişimci ve Yazar Olgar Ataseven ise döngüsel ekonominin yalnızca çevresel bir gereklilik olmadığını aynı zamanda insanoğlunun doğal yaşam döngüsünde değişmez bir gerçek olduğunu anlattı.
Nish Solutions Kurucusu Berna Atahan da kişisel deneyimlerinden yola çıkarak geliştirdiği iş modeline değinerek, evlerde ve depolarda atıl durumda bulunan mobilya ve objelerin yeniden değerlendirilerek ekonomik değere dönüştürülebileceğini dile getirdi.
Hakan Bahar Wardrobe Kurucusu Hakan Bahar ise moda tarafında sürdürülebilirliğin çoğu zaman yeni üretim ve teknoloji üzerinden tartışıldığını ancak en sürdürülebilir yaklaşımın mevcut ürünleri korumak ve yeniden anlamlandırmak olduğunu vurguladı.
2PLAN tarafından ilk kez 2024 yılında “Nesnelerin İkinci Şansı” yaklaşımıyla hayata geçirilen SCOT, bu yıl daha geniş bir kapsamla yalnızca ürünlerin değil; fikirlerin, iş modellerinin ve deneyimlerin yeniden değer üretme potansiyeline odaklanan bir platform olarak konumlandı. SCOT Türkiye 2026’da yapılan konuşmalar, küresel ölçekte hızlanan dönüşüme farklı açılardan ışık tuttu.





