“Tedarik Zinciri ve Lojistik İçin 2026 Yılı Nasıl Geçecek?”
Lojistik Danışmanı ve Eğitmeni Oruç Kaya yazdı: “Tedarik Zinciri ve Lojistik İçin 2026 Yılı Nasıl Geçecek?”
2026 yılının tedarik zinciri ve lojistik sektörü açısından nasıl olacağını Yeşil Lojistikçiler’e değerlendiren Lojistik Danışmanı ve Eğitmeni Oruç Kaya, “Tedarik Zincirini etkileyebilecek unsurlar, 2026 yılında gündemde olacaktır. Bunların bir kısmı, 2026 yılını direkt etkilerken bir kısmının etkileri ise gelecek yıllarda görülecektir” dedi.
Oruç Kaya, 2026 yılında Tedarik Zinciri ile ilgili gündemde olacak konuları şöyle sıraladı:
Nitelikli İş Gücü Açığı: Şirketler ve onların Tedarik Zincirindeki paydaşları, özellikle nakliye ve depolama gibi lojistik süreçler için yeterli sayıda nitelikli insan kaynağı ile çalışma sorunu yaşıyor ve bu sorun, maalesef 2026 yılında da devam edecektir. Özellikle yapay zekâ ve otomasyon yaygınlaştıkça, daha fazla teknolojiye yatkın çalışan ihtiyacı artacaktır. Şirketler, öncellikle mevcut çalışanları elinde tutmaya çalışmalı ve zaten az sayıda olan iş gücünü kendisine çekmelidir.
Yapay Zekâ: Talebi tahmini, rota planlama, operasyonları iyileştirme, tedarikçi değerlendirme vs. için kullanılan üretken yapay zekâ uygulamaları, şirketlerin çok daha fazla ilgi alanına girecektir.
Gerçek Zamanlı Veri: Envanter yönetimi ve özellikle talep tahmini için çok önemli olan gerçek zamanlı veriye sahip olmak, çok daha önemli hale gelecek. Şirketler, doğru veriye gerçek zamanlı erişebilmek ve kullanabilmek amacıyla daha fazla yatırım yapacaktır.
Robotlar ve Otomasyon: Maliyet ve iş gücü sorunlarının etkisiyle kısa vadede “otomasyon” ve orta vadede ise “robotlar”, çok daha fazla kullanılacaktır.
Korumacılık: ABD’ye ilaveten en büyük ikinci ticari pazar olan AB’nin örneğin tarife uygulamaları, Avrupa’da üretilmiş şartını 70% çıkarılması, Industrial Decarbonisation Accelerator Act gibi korumacı uygulamaları, gündemde olacaktır.
Enflasyon ve Artan Maliyetler: Türkiye’nin özelinde enflasyon ve enflasyon etkisiyle artan maliyetler, etkili olmaya devam edecektir. Şirketler, maliyet yönetimine ve nakit akışına çok dikkat etmelidir. Şirketler, sadece zor günlerde değil maliyet yönetimi için her zaman “maliyet düşürme" yerine “maliyet iyileştirme” odaklı olmalıdır.
Siber Güvenlik: Siber saldırılar, teknolojik gelişmelerin Tedarik Zinciri boyunca daha fazla kullanılması ve teknolojik gelişmeler sayesinde Tedarik Zincirin daha bağlantılı olması nedeniyle artacaktır. Şirketler, yapay zekâ destekli siber güvenlik yatırımları yapmalıdır.
E-ticaret: E-ticaret için azami bir gün içinde teslimat gibi “daha kısa sürede” teslimat ve “daha çevreci” teslimat, müşteriler için çok daha önemli olacak.
Esneklik: Esneklik, çevik tedarik zinciri için en önemli şeydir. Ail veya beklenmedik bir durum olursa, rutin işleyişin veya planlamaların haricinde bir şey yapılması gerekirse, müşteri taleplerindeki ani değişimlerde, kampanya veya Anneler Günü gibi özel dönemler ve iade veya geri toplama gibi durumlarda tedarik zincirini ve lojistiği yönetmek, zorlaşır. Bunu yönetmek, daha doğrusu bu değişikliklere uyum sağlamak ise maharet gerektirir. Bu maharet, esneklik ve esneklik ile kazanılan çevikliktir. Böylece şirketler, az maliyet ve çabayla kısa sürede değişebilir ve değişime uyum sağlayabilir. Şirketler, Tedarik Zinciri yapısını buna uyumlu hale getirmek zorundadır.
Çevrenin Korunması: Çevrenin korunması ve gürültüsüz dünya, sadece şirketler için değil şirketlerin Tedarik Zincirinde yer alan bütün paydaşları için çok önemli olacaktır.
Tedarik Zincirini etkileyen yukarıdaki durumlar, direkt olarak lojistiği ve dolayısıyla Lojistik Hizmet Veren Şirketleri (3PL) de etkileyecektir. 2026 yılı için tahminlerim ve önerilerim:
-2026 yılı, genel olarak “zor” geçecek. Mevcut ekonomik uygulamalar, 2026 yılında devam edecek.
-Lojistik hizmetler için maliyet artışı devam edecektir. Şirketler, sadece zor günlerde değil maliyet yönetimi için her zaman “maliyet düşürme" yerine “maliyet iyileştirme” odaklı olmalıdır.
-Lojistik hizmetler için “uzayan” ödeme vadesi, büyük bir sorun olmaya devam edecek. 3PL, en az “60 gün” ödeme vadesi ve hatta bu vade gelmesine rağmen “bir-iki hafta daha ötelenmesi” sorununa karşı nakit durumunu çok iyi yönetmelidir. Hele “kredi” maliyetinin yüksek olduğu ortamda nakit yönetimi, çok daha önemli olacaktır.
-Özellikle ilk çeyrekte önemli sayıda işten çıkarma olabilir. İnşallah yanılırım.
-Çalışan Devir Hızı, çok yükselecek. Bu durum, özellikle depolama hizmeti veren 3PL’leri çok zorlayacak. Yükselene “Çalışan Devir Hızı”, insan kaynağı maliyetinin yükselmesine neden olacaktır.
-Özellikle “nakliye” merkezli hizmetler için fiyat rekabeti, çok daha etkili olacak. Fiyat rekabetinin çok etkili olduğu ortamda maliyetler, “doğru” yönetilemez ise günün sonunda zararına iş yapılabilir. 3PL’ler, “nakliye” merkezli hizmetler yerine katma değerli hizmetleri içeren “depolama” merkezli hizmetlere odaklanmalıdır.
-Şoför sorunu ve depolarda mavi yaka çalışan istihdam sorunu, maalesef devam edecek.
-Nitelikli depolama alanı sorunu, maalesef devam edecek.
-Lojistik işi, biraz daha “oligopol” piyasası olmaya yaklaşacak. 50 kişiden az KOBİ 3PL’ler, orta vadede bir şekilde ya birlikte hareket etmeli ya da büyük firmaların bünyesine katılmalıdır.






