Krone Türkiye’nin ihracatı 32 ülkeye ulaştı; odağında lojistik koridorları var
ÖZEL RÖPORTAJ - Krone Trailer International Genel Müdürü Semih Pala, Türkiye’deki üretim ve mühendislik yapılanmasını değerlendirirken güney koridorlarının kalıcı büyümesinin sanayi üretimi ve mal ihracatındaki süreklilikle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

İzmir’de düzenlenen LOGISTECH Fuarı’nda bir araya geldiğimiz Krone Trailer International Genel Müdürü Semih Pala, Yeşil Lojistikçiler’e özel açıklamalarda bulundu. Krone Trailer International Genel Müdürü Semih Pala, Türkiye’de geliştirilen yeni konteyner taşıyıcısından uluslararası sevkiyatlara, güney lojistik koridorlarından taşımacılık sektörünün yatırım beklentilerine kadar uzanan başlıklarda açıklamalarda bulundu. Pala, Türkiye’nin üretim ve ihracat kabiliyetini güçlendiren unsurların lojistik sektörüne de daha öngörülebilir bir büyüme zemini sunduğunu belirtti.
Yeni konteyner taşıyıcısında Türk-Alman mühendislik iş birliği
Fuarda tanıtılan yeni Box Liner konteyner taşıyıcısının Türk ve Alman mühendislerin yaklaşık iki buçuk yıllık ortak çalışmasıyla geliştirildiğini aktaran Pala, modelin Türkiye’de müşterilerle buluşmadan önce Rotterdam, Hamburg ve Bremerhaven limanlarında yaklaşık bir yıl boyunca saha koşullarında değerlendirildiğini söyledi. Krone Türkiye’nin aynı dönemde üç binden fazla araç ihraç ettiğini kaydetti.
Yeni modelde yaklaşık 150 kilogramlık ağırlık optimizasyonu sağlandığını, ön ve arka uzatma mekanizmalarıyla farklı konteyner ölçülerine uyum hedeflendiğini anlatan Pala, bu yaklaşımın nakliyecilere operasyonel esneklik sunduğunu dile getirdi. Ağırlıktaki iyileşmenin verimliliğe katkı sağlayabileceğini, çevresel etkinin ise güzergâh, yük ve kullanım koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye, üretim ve mühendislik merkezi olarak öne çıkıyor
Box Liner projesinde Türk çeliğinden yararlanıldığını belirten Pala, tasarım ve geliştirme çalışmalarında iki ülkenin mühendislik ekiplerinin birlikte görev aldığını aktardı. Grup bünyesindeki üretim planlaması kapsamında Box Liner üretiminin Türkiye’deki Tire tesisinde toplandığını bildiren Pala, bu kararın yerel üretim altyapısı ve teknik yetkinliğe duyulan güveni yansıttığını söyledi. Diğer ürün gruplarında ise Türkiye ve Almanya tesisleri arasındaki iş birliğinin sürdüğünü ekledi.
Uzak pazarlara erişimde ürün kadar sevkiyat modelinin de belirleyici olduğunu vurgulayan Pala, mühendislik ekiplerinin iki konteyner taşıyıcıyı tek bir taşıma konteynerine yerleştirmeyi mümkün kılan bir çözüm geliştirdiğini anlattı. Bu uygulamanın denizyolu taşımacılığında önemli bir kolaylık sağladığını, Güney Kore’ye yapılan sevkiyatların da bunun örneklerinden biri olduğunu belirtti. Pala, Krone Türkiye’nin bugüne kadar 32 ülkeye ihracat gerçekleştirdiğine dikkat çekti.
Güney koridorlarında belirleyici unsur, ticaretin sürekliliği
Irak ve Suriye bağlantılarında yeniden oluşan hareketliliği değerlendiren Pala, Basra, Kuveyt ve Suudi Arabistan yönündeki karayolu taşımacılığı imkânlarının gelişmesinin Türk nakliyeciler için yeni seçenekler oluşturabileceğini ifade etti. Habur ve Cilvegözü sınır kapılarının önemine işaret eden Pala, güzergâhların yeniden kullanılabilir hâle gelmesinin tek başına yeterli olmadığını; güvenlik, sınır geçiş süreleri, gümrük uygulamaları ve karşılıklı yük akışının da istikrarlı olması gerektiğini vurguladı.
Transit taşımacılıkta ortak kuralların önemine değinen Pala, 1975 tarihli TIR Sözleşmesi’nin Türkiye bakımından 1985’te yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Suriye’nin sözleşmenin uzun süredir tarafı olduğunu, Irak’ta ise TIR sisteminin fiilen uygulanmaya başlanmasının 2025’e uzandığını belirtti. Düzenleyici uyumun geçiş işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyleyen Pala, koridorların kalıcı değerinin altyapı, uygulama birliği ve ticari taleple birlikte şekilleneceğini kaydetti.

Mal ihracatı, lojistik yatırımların yönünü belirliyor
Türkiye’de taşımacılık sektörünün uzun vadeli büyümesinde imalat sanayi ve mal ihracatının önemini öne çıkaran Pala, düzenli ihracat siparişlerinin üreticiye sevkiyat planlama imkânı sağladığını, bunun da nakliyecilerin filo ve ekipman yatırımlarını daha sağlıklı değerlendirmelerine yardımcı olduğunu söyledi. İthalatın da taşımacılığın önemli bir parçası olduğunu belirten Pala, özellikle katma değerli sanayi üretiminin ihracatla desteklenmesinin lojistik hizmetlerde sürekliliği güçlendireceğini ifade etti.
Türkiye’deki tenteli ve açık platform treyler segmentinin yıllık yaklaşık sekiz bin adetlik bir büyüklüğe sahip olduğunu aktaran Pala, pazarın seyrini üretim, dış ticaret ve nakliyecilerin yatırım kararlarının birlikte belirlediğini dile getirdi. Krone’nin Türkiye’deki 14 yıllık yolculuğunda pazar payının yaklaşık yüzde 4 düzeyinden yüzde 30 seviyesine yükseldiğini kaydeden Pala, bu gelişmeyi müşterilerle kurulan uzun vadeli ilişkilerin ve pazara yönelik istikrarlı yaklaşımın sonucu olarak değerlendirdi.
Yıllık üretimin yaklaşık beş bin araç bandında gerçekleştiğini ve üretimin yaklaşık yarısının ihracata yönlendirildiğini belirten Pala, iç pazar ile dış pazar arasındaki dengeyi önemsediklerini söyledi. Güney koridorlarındaki hareketliliğin kalıcı ekonomik katkı üretebilmesi için düzenli yük akışına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, sanayi üretimi, mal ihracatı ve lojistik altyapısının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.









