DAF
Renault Trucks
Haber detayı LOGO ALTI 1 (Krone 86)

“E-ticaret lojistiğinde yıllık 42 milyon online ürün kapasitesi ile çalışıyoruz”

“E-ticaret lojistiğinde yıllık 42 milyon online ürün kapasitesi ile çalışıyoruz”

ÖZEL HABER - Sertrans Logistics, Türkiye’nin önde gelen ve marka olmuş lojistik firmaları arasında yer alıyor. 27 yıldır lojistik sektöründe faaliyet gösteren Sertrans Logistics, parsiyel ve multimodal taşıma hizmetinin yanında, tedarik zinciri yönetimi alanında da müşterilerine hizmet veriyor. 19 ülke ve 80’den fazla noktaya karşılıklı direkt karayolu taşımacılığı hizmeti sunan Sertrans Logistics, multimodal taşıma ve hava-deniz operasyonlarıyla da 200’e yakın ülkedeki 1800’den fazla noktaya ulaşıyor.

Türk lojistik sektörünün önemli oyuncularından Sertrans Logistics’in çalışmaları ve hedefleriyle ilgili www.yesillojistikciler.com olarak Sertrans Logistics CEO’su Nilgün Keleş’e sorular yönelttik. İşte Nilgün Keleş’in sorularımıza verdiği cevaplar…

“EN BÜYÜK AMACIMIZ, TÜRK İHRACATÇISININ ULUSLARARASI ARENADA RAKİPLERİNDEN BİR ADIM ÖNDE OLMASINA KATKI SAĞLAMAK”

Sertrans Logistics olarak yakın geçmişte Türkiye’de çok az firmada bulunan Yetkilendirilmiş Yükümlü (AEO) belgesinin sahibi oldunuz. AEO belgesini alma sürecini ve bu belgenin Sertrans’a sağlayacağı avantajların neler olacağını anlatır mısınız?

Sertrans Logistics olarak 27 yıldır yerli ve yabancı gümrükler nezdinde önemli bir kurumsal itibarımız bulunuyor. Bunun yanında, 2013 yılından beri de kapsamlı teminatla, hizmetlerimizi ve güvenilirliğimizi tüm gümrükler nezdinde daha da pekiştirmiş bulunuyoruz. Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikamızı Şubat 2016’da aldık. Yetkilendirilmiş Yükümlü Belgesi sahibi olmanın son derece ağır şartları ve zorlayıcı kriterleri var. Gümrük yükümlülüklerini yerine getirme, düzenli ve izlenebilir kayıt sistemine sahip olma, mali yeterlilik, emniyet ve güvenlik standartlarına sahip olma gibi pek çok üst düzey performans gerektiren kriteri yerine getirebilen firmalara verilen bu belgeyi almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yetkilendirilmiş Yükümlü Belgesi, aslında son tahlilde bize değil ihracatçı müşterilerimize çok büyük avantajlar sağlıyor. Biz bu belge ile çözüm ortağı olduğumuz ihracatçılarımıza maksimum destek veriyor, zamandan tasarruf etmelerini sağlayarak maliyet ve rekabet avantajı sunuyor, onların hayatını kolaylaştırarak kendi alanlarında bir adım önde olmalarına destek sağlıyoruz. Bugün, ihracatçılarımızın en büyük kayıplarından biri gümrük işlemlerinde harcanan uzun sürelerdir. Lojistik hız gerektiriyor, kaybedilen zaman teslimat sürelerinin aksamasına, terminlerin uzamasına, müşteri kaybına ve hatta pazar kaybına kadar ihracatçılarımıza büyük zarar veriyor. Biz, Yetkilendirilmiş Yükümlü belgemizle yük kontrollerini kendimiz yaparak, bürokrasi işlemlerini azaltıyor ve tüm lojistik süreçleri kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. İç gümrük idarelerine gitmeden, sıra beklemeden ihracatçılarımızın ürünlerini uluslararası piyasaya çok daha hızlı, ekonomik ve güvenli taşıyarak ihracatçılarımıza hız ve maliyet avantajı sağlıyoruz. Bu uygulamamız ile rekabetin en sert şekilde yaşandığı dış pazarlarda ihracatçılarımıza destek olmak, Türk ihracatçısının uluslararası arenada rakiplerinden bir adım önde olmasına katkı sağlamak ise en büyük amacımız.

“KURULDUĞUMUZ GÜNDEN BU YANA SEKTÖRE DAİMA İLKLERİ KAZANDIRMIŞ BİR FİRMAYIZ”

Bir de sektördeki ilk Leed sertifikasına sahipsiniz. Bu sertifikanın müşteri sayınızın artmasına veya azalmasına doğrudan bir etkisi var mı?

Biz kurulduğumuz günden bu yana sektöre daima ilkleri kazandırmış, hayata geçirdiğimiz ilk uygulamalarla müşteri istek ve ihtiyaçlarına bire bir karşılık gelen en yenilikçi, en çağdaş hizmet modellerini ilk olarak geliştirmiş ve uygulamış bir şirketiz. Bugün ulusal ve uluslararası arenada yine bir “ilk” olarak kabul edilen hizmet modelimiz IQ+ Shuttle ürünümüzle de sektörün tartışmasız en inovatif şirketlerinin başında geldiğimizi gururla ifade etmeliyim. Gold Leed sertifikamız da, yine Sertrans’a yakışan ve beklenen şekilde, Türk lojistik sektöründe bir “ilk belge” olma özelliği taşıyor. Bu sayede biliyorsunuz ülkemizde, bu sektörün tek “Yeşil Bina”sının da sahibiyiz. Eğer müşterilerinize dünya standartlarında, yüksek kalitede hizmet vermeyi vaat ediyorsanız bu vaatlerinize dayanak olan uluslararası belgelendirmelere ve standartlara sahip olmanız, bu vaatlerin ölçeğinde bir şirket vizyonunu ve şirket kültürünü ortaya koyarak, gerekli yetkinlikte ve donanımda olduğunuzu ispatlamanız gerekir. Sahip olduğumuz ve açık söylemek gerekirse sahip olunması hiç te kolay olmayan bu önemli belgeler, aynı zamanda bizim iş yapış şeklimizin, yönetim becerimizin, kurum kültürümüzün, hizmet kalitemizin, personel kalitemizin, yetkinliklerimizin, donanım ve alt yapımızın, yürüttüğümüz operasyonel süreçlerimizin dünya standartlarında olduğunun önemli bir göstergesidir.

“GÜVENİLİR BİR ŞİRKET OLMANIN YOLLARINDAN BİR TANESİ DE ŞEFFAFLIKTAN VE AKREDİTE OLMAKTAN GEÇİYOR”

Diğer yandan, bizim 27 yıldır en ön planla tuttuğumuz ve olmazsa olmazımız olarak kabul ettiğimiz “güvenilir” bir şirket olmanın yollarından bir tanesi de, yine şeffaflıktan ve akredite olmaktan geçiyor. Müşteri nezdinde güven tesis etmek kolay bir iş değildir, bunu artık sadece iş süreçlerinizi rutin olarak yerine getirmekle gerçekleştiremezsiniz, güven aynı zamanda dünyayı takip eden yenilikçi yaklaşımlarınızla, imajınızla, itibarınızla ve müşteri nezdindeki algınızla da alakalıdır. Günümüzde pek çok kurumsal şirket, artık hizmet aldıkları çözüm ortaklarından farklı duyarlılıklar bekliyor. Özellikle çevre duyarlılığı, çevre kirliliği ile mücadele, ekolojik dengelerin korunması, su ve yaşam kaynaklarına sahip çıkılması ve doğa dostu yaklaşımlar sergilenmesi bugün tüm sektörlerdeki global oyuncuların, çok uluslu olsun- olmasın tüm ciddi kurumların en büyük önceliği haline gelmiş durumda. Biz de benzer şekilde, yüksek bir çevre bilinci ile topluma, insana ve bizden sonraki nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmek amacıyla üstümüze düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalışıyoruz. Şu an sektördeki tek “Yeşil Bina” statüsünde olan tesislerimizin,  çevre bilincini önemseyen diğer tüm şirketlere güzel bir örnek olmasını temenni ediyoruz. Gold Leed sertifikamız, kuşkusuz temel pazarlama araçlarımızdan bir tanesi değildir, çevre bilincimizin ve şirket olarak sürdürülebilirliğe olan inancımızın bir göstergesidir. Ne var ki, çevre ve doğa dostu yaklaşımları önemseyen, hizmet almak istediği şirketlerden de aynı konuda bir duyarlılık ve somut çalışmalar görmek isteyen global müşteri sayımızın giderek arttığını da rahatlıkla söyleyebilirim.     

“HEDEFLERİMİZİ BELİRLERKEN RASYONEL DAVRANIYORUZ”

Sertrans ciro ve büyüme konularında sürekli “temkinli” hareket ediyor. Bunun nedeni nedir?

2008 yılından bu yana ekonomik olarak büyük sıkıntılar ve değişimler geçiren, dengelerin sıklıkla değiştiği, yeni fırsatlarla beraber daha önce tanımlanmamış yeni risklerin de oluştuğu ve her açıdan çok ince, hassas dengeler üzerinde ilerleyen dünyamızda “temkinli olmamak “ hiç bir şirket için doğru bir tutum olmasa gerek. Biz, 1989 yılından beri, yani 27 yıllık süre zarfında gerek iç gerekse dış kaynaklı pek çok finansal krizi başarıyla atlatmış, sayısız kere test edilmiş ve her seferinde istikrarlı şekilde yolumuza devam ederek bu günlere gelmiş bir şirketiz. Bu süre içinde, hem kendi sektörümüzdeki hem de hizmet verdiğimiz farklı sektörlerdeki yerli-yabancı sermayeli, farklı büyüklükte ve farklı mali yapıdaki pek çok şirketin yaşadığı finansal zorlukları, aldıkları aksiyonları, attıkları adımları ve bugün gelmiş oldukları noktayı da yakından takip etme ve gözlemleme şansımız oldu. 27 yıllık tecrübemiz bize, iç ve dış etkenler sebebiyle diplomatik, siyasi, ekonomik ve toplumsal krizler yaşamaya son derece müsait bir coğrafya olan ülkemizde, öngörülemeyen durumlara, beklenmeyen piyasa koşullarına ve dalgalanmalara karşı daima temkinli, tedbirli ve hazırlıklı olmak gerektiğini öğretti. Hele hele lojistik gibi, ülke ekonomisinin lokomotifi olan, her türlü iç ve dış koşullardan en önce ve en büyük oranda olumsuz etkilenen bu sektörde, büyüme hedeflerinizi son derece gerçekçi olarak ortaya koymanız gerekiyor. Biz Sertrans olarak hedeflerimizi belirlerken rasyonel davranıyoruz. Bir uzman gözlemine, analize, her hangi bir bilimsel dayanağa oturmayan, salt bir vaat veya iyi niyetli bir temenni niteliğindeki büyüme rakamlarını ortaya atmak, içinde bulunduğumuz konjonktürle, piyasa koşullarıyla, ülke ekonomisinin mevcut durumu ve gidişatıyla, iç ve dış borçlarımızla, ithalat-ihracat verilerimizle, işsizlik oranımızla ve diğer makro ekonomik göstergelerimizle hiçbir şekilde örtüşmeyen, rasyonellikten uzak büyüme ve ciro rakamlarını telaffuz etmek Sertrans olarak tercih ettiğimiz bir yol değildir. Biz kalitemizden asla ödün vermeden sağlıklı büyümeyi ve verimliliğe odaklanmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. İstikrarlı bir şekilde yolumuza devam ederken de önümüze gerçekçi hedefler koyuyor, sağlam adımlarla aksiyon alıyoruz. 27 yıldır olduğu gibi bundan sonra da, dünya çapında hizmet veren yüzde 100 Türk sermayeli bir şirket olarak bu felsefemizden ayrılmadan ilerlemeye devam edeceğiz.

“LOJİSTİK DAHİL PEK ÇOK SEKTÖR, RUSYA’YA YÖNELİK HİZMETLERİNDE PLANLANMIŞ VERİMLİLİKTE İLERLEME KAYDEDEMİYOR”

Ukrayna, Rusya, İran hatlarınızın açılması ve akabinde gelişen olayları nasıl yorumluyorsunuz? Bu gelişmeler Sertrans’ı ne boyutta etkiledi? Bu koşullarda sektörünüzün geleceğine bakışınız nedir?

Rusya hattımızı açtığımız dönemde Rusya, Türk ihracatçıları için giderek önemli bir pazar haline gelmeye başlamıştı. Ancak, ihracatçılarımızın en büyük sorunu Rusya gümrüklerini aşmaktı.  Biz yıllardır başta tekstil olmak üzere, inşaat ve imalat sanayi için Rusya’ya yönelik zaten hizmet veriyorduk ve  Rusya’ya yönelik lojistik hizmet sunmanın çok ciddi bir deneyim, uzmanlık ve yetkinlik gerektirdiğini de biliyorduk. Zira Rus gümrükleri, Batı’lı ülkelerin gümrük normlarından farklı işliyor. Bizim en büyük avantajımız, Rus gümrük mevzuatlarında uzmanlaşmış kadromuzla, ürünleri daha yola çıkmadan ister müşterinin kendi yerinde isterse kendi depolarımızda Rus gümrüklerine uygun ön hazırlık ve beyan işlemlerine tabi tutmamız, bu sayede varış noktasında gümrük işlemlerini hızlandırıyor olmamızdı. Ancak biliyorsunuz, yakın zamanda yaşadığımız diplomatik kriz, kısa süre içinde ekonomik olarak da etkisini gösterdi ve şu an başta lojistik sektörü olmak üzere turizm, tekstil, tarım–gıda gibi iki ülke arasındaki ekonomiyi canlı tutan pek çok sektör, Rusya’ya yönelik hizmetlerinde planlanmış verimlilikte ilerleme kaydedemiyor.  

İRAN’IN TÜM SEKTÖRLER İÇİN BÜYÜK BİR FIRSAT KAPISI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

İran’la ilgili ise; Sertrans olarak kesintilerle de olsa yıllardır İran’a da komple ve parsiyel taşıma hizmeti vermekteydik. Ancak İran’a uygulanan ambargoların kaldırılmasıyla komşumuzun önemli bir pazar olacağını ve lojistik sektörü için kilit rol oynayacağını önceden fark ettik. Nitekim İran’la uluslararası ticaretin artması ve bu bölgeyle iş yapan firmaların giderek çoğalması geçtiğimiz yıl İran’a da direkt hat açmamıza olanak verdi. Böylelikle 27 yıllık deneyimimiz ve yüksek kalitede verdiğimiz hızlı hizmetlerimizle bu bölgeyle iş yapan sektör ve firmalara büyük bir maliyet ve rekabet avantajı sunmaya başladık. İran’la olan ikili ticaret anlaşmalarımızın ve diplomatik ilişkilerimizin daha da olumlu yönde yoğunlaştığı şu günlerde İran’ın tüm sektörler için büyük bir fırsat kapısı olacağını düşünüyorum. Olumsuzluklara gelince; Geçtiğimiz yıl ülkemiz ve dünyanın da içinde olduğu ekonomik göstergeler öngörüldüğü gibi gerçekleşmedi ve tüm sektörlerde olduğu gibi lojistik sektörü için de zor bir yıl oldu.

“AR-GE ÇALIŞMALARIMIZA, ÜRÜN GELİŞTİRMELERİMİZE ARALIKSIZ OLARAK DEVAM EDİYORUZ”

2011 yılında Arap Baharı ile başlayan ve bugün Ortadoğu’da, en yakın komşularımızda, sınırlarımızda ve ülke içinde yaşadığımız üzücü gelişmeler,  Avrupa’da 2008 yılından bu yana var olan finansal krizlere eklenmiş ardı ardına meydana gelen terör olayları, çok uluslu sorun haline gelmiş mülteci konusuyla birlikte Avrupa sınır ve gümrüklerindeki kontrollerin artırılması, Rusya krizi, uluslararası piyasalarda yaşanan çalkantılar ve döviz kurlarındaki değişkenlik sektör olarak bizleri son derece olumsuz etkiliyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen biz Sertrans olarak, Türkiye’ye olan inancımız ve içinde bulunduğumuz şartların en kısa sürede normalleşeceği ümidimizle, yatırımlarımıza, Ar-Ge çalışmalarımıza, ürün geliştirmelerimize aralıksız olarak devam ediyoruz. Bu gibi zorlu dönemlerden geçerken de çalışmanın, üretmenin, ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etmenin üstümüze düşen en büyük görev ve sorumluluk olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Ülke içinde ve yakın çevremizde ekonomik ve siyasi istikrarın sağlanması, huzur, barış ve güven ortamının yeniden tesis edilmesiyle, sekteye uğramış ticari hayatın en kısa sürede yeniden canlanacağına olan inancımızı koruyor ve ülkemizin 2023 hedeflerine inanıyoruz. Bu olumlu gelişmeler sektörümüze de yeniden ivme kazandıracak ve sektörümüz ekonominin lokomotifi olarak ülkemize katma değer yaratmaya devam edecektir.

KADINLARIN ERKEKLERİN İŞ SÜREÇLERİNİ İYİLEŞTİRDİĞİNE İNANIYORUM”

Türkiye lojistik sektörünün az sayıda “üst düzey kadın yönetici”lerinden birisiniz. Lojistik sektöründe kadın yönetici olmakla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Lojistik sektöründe kadın sayısının az olması lojistiğin erkek işi olduğu şeklinde bir algının oluşmasına sebep oluyor. Bu algı sadece ülkemizde değil, uluslararası alanda da, gelişmiş ülkelerde de aynı. Fakat artık günümüzde, lojistik sektöründe kadınların azımsanmayacak bir güce ve sayıya ulaşmaya başladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bu durumu sevinerek karşılıyorum. Erkek egemen bir sektörde çalışmanın zorlukları elbette var. Özellikle üst yönetimdeki bir kadın olarak, üstelik kuruluşundan itibaren şirket yönetiminde olan sektörümüzdeki tek kadın yönetici olarak, belli önyargıları kırmanız, sahip olduğunuz donanımları, yetkinlikleri, iş tecrübelerinizi, vizyonerliğinizi bir kadın olarak ortaya koymanız, bunları karşı tarafa kabul ettirmeniz ve sonuçta daima başarıya ulaşıyor olmanız gerekiyor. Tüm bunlar elbette büyük bir çaba, emek ve özveri istiyor. Başlangıçta yıpratıcı olabiliyor ancak eğer işinizi seviyorsanız, kendinize ve işinize inanıyor, yaptığınız işten ve sonuçlarından keyif alıyorsanız, günün sonunda bu özverileri fazlaca hesaba katmamayı öğreniyorsunuz.  Diğer yandan, cinsiyet ayrımcılığı yapmak istemem ama kadınların erkeklerin iş yapış şekillerini dönüştürdüğüne, daha açık olmak gerekirse iş süreçlerini iyileştirdiklerine inanıyorum. Kadınların özellikle empati ve iletişim yetenekleri onları özel kılıyor. Bu özellikleriyle bilhassa müşteri ilişkilerinde fark yaratıyorlar. Erkeklere nazaran daha detaycı olmaları ve ayrıntılarla uğraşmayı sevmeleri, uzun süre konsantrasyon sağlayabilmeleri, aynı anda birbirinden farklı işleri ve konuları yönetebilmeleri gibi özellikleri bilhassa operasyonel hizmetlerde lojistik sektörü açısından artı bir değer.

“YÖNETİCİLERİMİZİ KENDİ İÇİMİZDEN VE MÜMKÜN OLAN HER DURUMDA KADINLARDAN ÇIKARMAYA ÖZEN GÖSTERİYORUZ”

Biz Sertrans olarak, tüm bu özelliklerin yanında, kadın çalışanlarımızın özellikle gelişmiş sağduyusu sayesinde iş yaşamında yönetsel kademelerde daha başarılı olabileceklerini gözlemledik.  Bu sebeple uzun yıllardır şirketimizde terfi konularında kadın çalışanların da eşit ve adil olarak değerlendiriliyor olmasını sağlıyor, yöneticilerimizi kendi içimizden ve mümkün olan her durumda kadınlardan çıkarmaya özen gösteriyoruz. Diğer yandan, kadın çalışanlarımızın meslek içi eğitimlerine ve kariyer planlamalarına destek olarak onları yönetimde üst basamaklara gelene kadar desteklemeye özen gösteriyoruz. Ben şahsen sektördeki kadın yönetici olarak kendi şirketimde kadın çalışanlara rol model olma sorumluluğu da taşıyorum ve açık söylemek gerekirse şirketimde kadınlardan yana pozitif ayrımcılık gözetiyorum. Sertrans Logistics olarak kadının ekonomik hayata katılımını ve iş yaşamına katkısını destekleyen, iş yaşamında cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldıran, işte eşitlik ilkesiyle kadınlara da kariyer fırsatı tanıyan bir şirketiz. Kadın-erkek çalışan oranında yüzde 50-50 eşitliği sağlayarak  “Kadın Dostu” bir şirket olmamızdan da gurur duyduğumu ayrıca belirtmek isterim.

2016 YILI, E-TİCARET LOJİSTİĞİ KONUSUNDAKİ HİZMETLERİMİZİ ARTARAK DEVAM ETTİRECEĞİMİZ VE İLERİ TEKNOLOJİLERİMİZİ MÜŞTERİLERİMİZLE BULUŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİMİZ BİR YIL OLACAK”

Sertrans’ın 2016 hedefleri nedir?

Son 2-3 yıl içinde çok büyük ve önemli yatırımlar yaptık. Bunların başında 50 bin metrekare arazi üzerine inşa ettiğimiz Hadımköy lojistik tesisimiz, yine aynı alanda müstakil inşa ettiğimiz ADR tehlikeli maddeler depomuz ve elbette bugün ülkemizdeki en büyük oyunculardan biri haline geldiğimiz e-lojistik alanındaki yatırımlarımız geliyor. Diğer yandan geçtiğimiz yıl sayısını 19’a çıkarttığımız direkt ülke sayımızla bugün 80’den fazla noktaya karayoluyla direkt parsiyel taşıma hizmeti veriyoruz. Şu an, İstanbul’un her iki yakasında; Samandıra ve Hadımköy tesislerimizde sadece e-lojistik hizmetlerine ayırdığımız 30 bin metrekarelik bir alanda, yıllık 42 milyon online ürün kapasitesi ile çalışıyoruz. 2016 yılı, e-ticaret lojistiği konusundaki hizmetlerimizi artarak devam ettireceğimiz ve ileri teknolojilerimizi müşterilerimizle buluşturmaya devam edeceğimiz bir yıl olacak.  

“PROJE TAŞIMACILIĞINDA YENİ ÜRÜNLER GELİŞTİRME HEDEFLERİMİZ BULUNUYOR”

Diğer yandan, ülkemizde ve uluslar arası arenada bir ilk olarak kabul edilen inovatif ürünümüz IQ+ Shuttle ile, şu an Avrupa’da sadece Barselona, Milano, Münih, Amsterdam, Brüksel ve Paris’e yönelik hizmet veriyoruz. Bu ürünümüzü Avrupa coğrafyası dışına taşıyarak, hem hız/süre hem de ülke adedi olarak geliştirme planlarımız bulunuyor. Diğer yandan ProjeTrans hizmetimizle de Türki Cumhuriyetler’e, Karadeniz ve Hazar’a kıyısı olan ülkelere proje taşımacılığı konusunda yeni ürünler geliştirme hedeflerimiz bulunuyor.

“O GÜNKÜ HAYALİMİZ BUYDU, BUGÜN DE HAYALİMİZ AYNI”

27 yıl önce Sertrans’ın Karaköy’deki ilk ofisinden bugüne baktığınızda, gelmiş olduğunuz nokta o günkü hedeflerinizin neresinde? O günlerdeki hayal ve beklentilerinizin bugün üstünde misiniz, gerisinde mi kaldınız?

Bizim o gün de, bugün de, her zaman tek bir hayalimiz oldu: “ İyi işler yapan, öncü hizmetleri ile duruşu ve vizyonu ile sektörüne, ülkesine hizmet eden, ülkenin ilerlemesine, gelişmesine katkıda bulunan öncü firmalardan birisi olmak.” O günkü hayalimiz buydu, bugün de hayalimiz aynı. Kurulduğumuz günden beri yaptığımız tüm yatırımlar ve geliştirmeler hep bu amaca yönelikti ve olmazsa olmaz şeylerdi. Bugün geldiğimiz noktada, ilk günden beri hep bu amaca yönelik çalışmış olduğumuzu görmek en büyük mutluluğumuz. Bundan sonra gelecekte de aynı şekilde ilerliyor olmak ise, bizim en birincil amacımız. 

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık