DAF
Renault Trucks
Haber detayı LOGO ALTI 1 (Krone 86)

“Karlılık, tedarik zincirini etkin yönetmekten geçiyor!”

“Karlılık, tedarik zincirini etkin yönetmekten geçiyor!”

ÖZEL RÖPORTAJ - Akın Toros, 20 yıla yakın iş hayatında perakende ve üretim sektörlerine yönelik faaliyet gösteren firmaların lojistik ve tedarik zinciri bölümlerinde orta ve üst düzey yöneticilik yapıyor. Eylül 2015’te ISCSI tarafından düzenlenen Uluslararası Tedarik Zinciri Zirvesi’nde En Teknolojik Çözüm dalında gerçekleştirdiği “Teslimat Yönetim Sistemi” projesi ile Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyoneli seçiliyor. İş yaşamında Demirdöküm, Praktiker gibi firmalarda yurt içinde ve dışında farklı görevlerde çalışan Akın Toros, şu an Akyürek Pazarlamanın Lojistik Operasyonlar Başkanlığını yürütüyor.

www.yesillojistikciler.com olarak “Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyoneli” seçilen Akyürek Pazarlama Lojistik Operasyonlar Başkanı Akın Toros ile bir araya geldik ve tedarik zincirini konuştuk. İşte Akın Toros ile yaptığımız röportajda öne çıkan notlar…

“TEDARİK ZİNCİRİNİ BÜTÜNSEL BİR BAKIŞ İLE DEĞERLENDİREBİLİYORUM”

Toplamında 20 seneye yaklaşan,tamamı tedarik zinciri süreçleri içerisinde geçen bir iş hayatım var. Geriye dönüp baktığımda tedarik zinciri içersinde  üretici,distribütör ve perkandeci olarak konumlanmış firmaların satınalma,kalite,lojistik ve planlama  fonksiyonlarında çalışma ve tecrübe edinme imkanım oldu.  Türk Demir Döküm’de 8 yıl çalıştım. Üretim firmasının tedarik zincirine bakışını orada öğrendim. Daha sonra Praktiker’de hem yerel hem de global bazda lojistik ve tedarik zinciri alanlarında farklı görevlerim oldu.Global görevde, 6 ülkenin tedarik zinciri yeniden yapılandırma projesinin sorumluluğunu üstlendim. Praktiker’de perakendenin tedarik zincirindeki yerini görme, anlama ve sekötürel dinamizmine adapte olma imkanım oldu. Takip eden yıllarda, Akyürek Pazarlamada Lojistik Operasyonlar Başkanı olarak çalışmaya başladım ve halihazırda bu görevime devam ediyorum. Akyürek Pazarlama, FMCG sektöründe distribütör ve toptancı olarak konumlanmış bir firma. Tüm bu açılardan baktığımızda bugün ben; tedarik zincirini bütünsel bir bakış ile değerlendirebilmemin sebebi, geçmişteki çalıştığım firmalar ve  farlı fonkisyonlarında elde ettiğim tecrübelerim olduğunu düşünüyorum. Perakende, toptancı ve distribütör ile üretici firmalarda çalışmış olmam, sürecin tamamına bütünsel bir biçimde bakmama imkan veriyor.

“EDİNDİĞİM MESLEKİ TECRÜBE İLE BİRLİKTE KATILDIĞIM UZUN SÜRELİ  TEDARİK ZİNCİRİ, KALİTE VE PROJE YÖNETİMİ EĞİTİMLERİ VAR”

Farklı sektörlerde yer alan firmaların, farklı fonksiyonlarında görev yapmış olmak, tedarik zinciri yeniden yapılandırma projelerinde başarı sağlaması açısından önemli buluyorum.  Eğer 18 yılımı sadece bir firmanın bir departmanında çalışarak geçirmiş olsaydım muhtemelen  ‘tedarik zinciri yönetimi’  konusunda farklı bakış açılarına, sektörel çözümlere bu kadar aşina olamayacaktım. Tedarik zinciri yapılandırma projelerini  tek yönlü bir bakış açısı ile değerlendirebilecektim ki bu bakış açısı da yetersiz kalacaktı. Edindiğim mesleki tecrübe ile  birlikte bana önemli katkılar sağlayan uzun süreli tedarik zinciri, kalite ve proje yönetimi eğitimleri var. Şu an tedarik zinciri ve lojistik yönetimi konusunda bir blogum ( http://akintoros.com/tr/ ) var ve geçmiş tecrübelerimi yazılarımla orada da paylaşıyorum. Yazdıklarınızdan dolayı okuyucuya karşı mesul olmanız kendinizi daha da fazla geliştirmenize sebep oluyor.”

“TEDARİK ZİNCİRLERİ HALA GELENEKSEL ŞEKİLDE YÖNETİLİYOR”

Dünya internet çağını geride bıraktıktan sonra  dijital bir çağa doğru gidiyor, bu değişimin tüm etkileri Türkiye’de de hissediliyor.Müşteriler, geçmişte hiç olmadığı kadar firmaların tasarım,üretim,pazarlama ve satış süreçlerine etkin bir biçimde müdahele ediyor ve bu süreçler üzerinde doğrudan karar verici oluyorlar.3D yazıcıların kullanımı ile birlikte üretici-tüketici (pro-consumer) diye tanımlanan yeni bir müşteri tanımlaması yapılmaya başlanıyor.Pazarlama süreçlerinden dijital pazarlamaya,geleneksel satış kanallarından e-ticarete radikal geçişler söz konusu .Müşteriler,cep telefonundan beğendikleri bir ürünü, ev veya iş yerlerinnde kullandıkları diz üstü bilgisayarları ile eriştikleri web sitelerinden inceliyor, fiyat karşılaştırmalarını yapabiliyor,diğer müşterilerin değerlendirmelerine online olarak ulaşıyor, kimi zaman dijtal ortamdan kimi zaman web sitesi üzerinden kimi zaman ise firmanın mağazasını ziyaret ederek satın alma sürecini tamamlayabiliyor.Online ve off line iş  süreçlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir eko sistemden bahsediliyor.Ciddi anlamda e-ticaret ciroları artıyor. Geçenlerde online ve offline iş modelleri ile müşterilerine hizmet veren ülkemizin önde gelen bir moda perakendesi firma sahibi ile yapılan röportajda ;  2015 yılında kendi firmalarının satışları içersinde online alışverişin büyük bir kısmının mobilden yapıldığından bahsediyordu.Ülkemizde nüfusun genç olması sebebi ile mobile çok daha hızlı adapte oluyoruz. Buna karşılık iş modellerimiz müşteri tarafından değişen bu yeni duruma henüz adapte olmuş durumda değil. Tedarik zincirleri hala geleneksel şekilde yönetiliyor,bazı firmalarda tedarik zincirleri tanımlı bile değil.Tanımlı olanların çoğunda ise  firma sınırları içersinde ve geleneksel iş modelleri ile yönetiliyor.Dünya dijital devrimi yaşarken bizim tedarik zincirlerimiz henüz internet devrimine bile adapte olabilmiş değil,iş süreçleri sistemel olarak desteklenmiyor,zincir boyunca anlık veri alışverişi birkaç uygulama dışında genele yayılmış durumda değil.  Her firma kendi sınırları içersinde faaliyetlerini organize ediyor,en etkin ve verimli hale getirmeye gayret ediyor.Firma sınırları içersinde alınan stratejik ve operasyonel kararlar zincir boyunca operasyonel verimsizliğe ve  maliyet artışlarına sebebiyet verebiliyor.Bu durum tedarik zinciri boyunca karlılığın azalmasına ve güven kaybına neden oluyor.”

“HERKES KENDİ İŞİNİ YAPMALI AMA BİLGİLERİ BİR BÜTÜN OLARAK PAYLAŞMALI”

Her firmanın kendi sınırları içinde faaliyet göstermesinin yarattığı kayıplara şöyle örnek vereyim: Geçen hafta  Slimstock  organizasyonunda, yurt dışında geliştirilen bir tedarik zinciri simülasyon oyunu oynadık. Yarışmaya tedarik zinciri profesyonellerinden oluşan  7  ekip katılmıştı.Ekipler birbirlerinden farklı masalarda ayrı oturdular.Masalarda simülasyonu oyununda kullanılmak üzere dört tane diz üstü bilgisayar bulunmaktaydı. Masada ki ekip üyelerine farklı farklı roller verildi.Bu roller ; tedarik zinciri içersinde yer alan üretici, distribütör,toptancı ve perakendeci firma rolleriydi .Bu rolleri seçen ekip üyeleri birbiri ile bilgi paylaşımında bulunmadan tedarik zinciri boyunca stoklarını yönetmeye çalıştı.İlk simülasyon oyununda 7  farklı masada bulunan ekipler birbiriyle iletişim kurmadan,stok ve satış bilgilerini paylaşmadan sipariş kararlarını verdiler.Bu kararlar sonucunda tedarik zincirinde oluşan maliyet masalarda ortalma olarak 3 bin 500 dolardı. Daha sonra aynı simülasyon oyunu ekip üyelerinin satış,stok verilerini birbirleri ile paylaşarak tek bir firmaymış gibi zincir boyunva ortaklaşa planlama yaparak sipariş kararlarını birlikte değerlendirdiler ve  siparişlerini oluşturdular. Aynı simülasyonu tedarik zinciri boyunca ortaklaşa planlama  yapıldığında tedarik zincir maliyeti en düşük 120 dolar çıktı. Yani tedarik zinciri maliyetini sadece işbirliği yaparak bir simülasyon oyununda 30 kat aşağıya düşürdük. Simülasyon oyunu değişkenliği yüksek bir talebe karşı zincir boyunca ortaklaşa planlama yapılmasının gerekliliğini ve faydasını göstermesi açısından önemliydi.Zincir boyunca herkes kendi işinin gerekliliğini yapmalı.Bununla birlikte zincir boyunca firma sınırları içersinde oluşan bilgileri eş zamanlı olarak zincir üyeleri ile paylaşmalıdır. Bugün gelişen bulut teknolojisi tedarik zicnirlerinin bilgi paylaşım gerekesinimlerini etkin bir biçimde destekliyor. Sizinle işbirliği yapıyorsam benim satış ve stoklarımdan sizin eş zamanlı olarak haberdar olmanız lazım. Şu anki mobil teknolojiler güncel verinin anlık paylaşımına imkan veriyor.Firmaların büyük bir kısmı hali hazırda talep tahmin yönetimini geçmişten alınan dataya göre gerçekleştiriyor ve bu verilere göre tedarik planlaması yapıyor.Sonuçlar; simülasyon oyunun ilk sonucuna ile benzerlik gösteriyor .”

“BÜTÜN İŞ TEKNOLOJİLERİ MOBİLE DAYANIYOR”

Geçen Kasım ayında sınırımızda Rus uçağı düştü,Suriye ile savaş riski yükseldi, bu gelişmeler nedeni ile  2016 yılı ilk çeyrek dönemi için yapılan bütün planlamalarda önemli sapmalara sebep oldu. Tüm üretim, tedarik planları, satış planları… Kim tahmin edebilirdi ki geçen yıl iki tane seçim olacağını. Dolayısı ile günümüzde mobil teknoloji , 4.0 diye adlandırılan dijital tedarik zincirlerini uygulanabilir hale getiriyor,tedarik zincirleri için bir devrimi de beraberinde getiriyor. Yakın gelecekte müşteri ile entegre olmayan, mobile teknolojiye dayanmayan iş modelleri firmalara ilave maliyet yaratırken önemli müşteri kayıplarına sebep olacak. Artık firmalar gerçek zamanlı veriye göre kararlarını vermesi, firmaların sistemsel olarak birbirlileri ile entegre çalışması gerekiyor. Günümüzde artık tedarik zincirlerinin sadece ürün akışını değil bilgi akışınıda etkin ve verimli bir şekilde yönetmelerini sağlayan yeni iş modelleri ile desteklenmesi gerekliliğinden bahsediliyor. Geçmiş zamanlı veriye ve tahmine dayalı bir iş modelinden vazgeçilip artık bulut üzerinden tedarik zinciri firmalarının  gerçek zamanlı verileri üzerinden ortaklaşa planlama yapmak gerekiyor.”

“2020 YILINDA 50 MİLYAR CİHAZ BİRBİRİ İLE KONUŞUYOR OLACAK”

2020 yılında 50 milyar cihaz birbiri ile konuşuyor olacak ve tedarik zinciri boyunca oluşacak anlık verilere ulaşabiliyor olacağız. Bir tedarik zinciri yöneticisi depolarına hangi üretici veya distribütörden ne geliyor, ne zaman geliyor bilgisine gerçek zamanlı veri ile ulaşabiliyor olacak, gerçek zamanlı verilere göre kararlarını yüksek doğrulukta verebilecek.Deposuna sevk olacak siparişin stok durumunu, ne zaman üretileceğini, ne zaman karşı taraftan yüklendiğini kesintisiz görüyor olacak.İzlenebilirliğin sağlanması tedarik zincirlerinde belirsizliği en aza indirgeyecektir.”

“YURT İÇİ TAŞIMALARDA ÜÇ SEVKİYATTAN BİRİ BOŞ”

Yapılan bir araştırmaya göre yurt içi taşımalarda her üç sevkiyattan biri boş olarak gerçekleşiyor. Düşünebiliyor musunuz, yeni teknolojinin kullanımı ile depolara gönderilecek olan aracın bilgisini yükleme aşamasında alarak, yükleyici ile ortaklaşa sevkiyat planlaması yapabilirsem aracı gidiş-dönüş yükü ile çok daha etkin kullanabilirim. Böylece bana gelen araç yük boşaltıktan sonra depomda tekrar yüklenir ve aracın boş hareketinin önüne geçilir.Bu durumda her iki firmada daha düşük nakliye maliyeti öderken,araç sahibi aracına dönüş  yükü bulmuş olur,araç verimliliği artarken,boş sefer sayıları azalması halinde çevreye verilen zarar azalır.’’.

 “TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİCİLERİNİN EN BÜYÜK SORUNU BÜYÜK VERİYİ YÖNETMEK OLACAK”

FMCG sektöründe yer alan bir distribütör,ortalama olarak aylık ticaretinin yüzde 30-40’i ayın son haftasında gerçekleştiriyor. Bu durum operasyonel açılardan önemli verimsizlik yaratıyor. Bu dönemde mal giriş ve sevkiyatlar ay ortalmasına göre en  yüksek seviyesinde gerçekleşiyor.Artan yoğun iş yükü nedeni ile depolarda operasyonel hatalar ve verimsizlikler meydana geliyor. FMCG sektöründe ve bu sektörde ki tedarik zincirleri arasında rekabet fazla. Ölçek ekonomisinin kuralları ile firmalar ayakta kalmaya çalışıyor. Sektörün temel rekabet stratejisi fiyat üzerine kurulu. Bu nedenle FMCG sektöründe maliyet tasarrufunun karlılık üzerindeki etkisi çok daha belirleyici oluyor. Dolayısı ile esas tasarruf ve karlılık artışı tedarik zincirini etkin yönetmekten geçiyor. Bu nedenle 4.0 belirsizlik sonucu tedarik zinciri boyunca oluşan ilave maliyetlerin ortadan kaldırılmasını sağlayacaktır.Planlama faaliyetleri geçmiş zamanlı veri ve tahmine dayalı değil, gerçek zamanlı veriye dayalı olacaktır.Zincir boyunca birbirleri ile entegre olarak çalışan sistemeler ve  gerçek zamanıl verilere göre yapılan planlamalar sonucunda etkin ve verimli ürün hareketleri gerçekleşecektir.

Tedarik zinciri boyunca oluşacak anlık verilere göre kararlar alınacaktır. Tedarik zinciri profesyonellerinin zincir boyunca oluşan veriye dayalı oluşan, belirsizliği en aza inmiş bu yeni iş modelinde yüksek doğrulukta kararlar verilebilecek.Tedarik zinciri boyunca firma sınırları içersinde oluşacak anlık veriler çokluğu nedeni ile ‘big data’ olarak ifade ediliyor.Zincir boyunca sürekli olarak üretilen big datayı yönetmek, artık  beşeri yetkinliğin ötesinde ‘’control tower’ olarak ifade edilen’ iş zekası çözümlerini gerektiriyor.Gelecek dönemde tedarik zinciri yöneticilerinin en büyük sorunu, bu büyük veriyi’’big data’’ yönetmek olacaktır. Bu büyük veriden anlamlı sonuçlar elde edip karar verecek sistemleri kurmak ve geliştirmek tedarik zinciri yöneticilerinin temel yetkinliklerden biri haline gelecektir. Eskiden tedarik zinciri boyunca kısıtlı veri ile tahmine dayalı karar veriliyordu. Şimdi büyük veriyi anlamlı hale getirip, karar destek sistemlerini kullanarak,doğrı karar verebilmek rekabet açısından temel belirleyici bir faaliyet olacaktır.

“REKABETİN MARKALAŞMANIN ÖTESİNDE TEDARİK ZİNCİRLERİ ARASINDA YAŞANACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Şimdi tedarik zincirinde iki temel stratejik kavram öne çıkıyor. Birincisi çevik tedarik zincir stratejisi bir tanesi de yalın tedarik zincir stratejisi. Çevik tedarik zinciri stratejisini en etkin uygulayan Dell bilgisayarın uyguladığı sistemde; müşteri siparişi geliyor, en hızlı şekilde sipariş hazırlanıyor ve kısa sürede teslimat sağlanıyor.Yalın tedarik zinciri stratejisi ise düşük tedarik zinciri maliyeti ile müşteriye hizmetlerin sunulmasını amaçlıyor.Wall Mart firması bu stratejiyi en iyi uygulayan firmaların başında geliyor.Firmaların hangi tedarik zinciri stratesijini benimseyecekleri, öncesinde müşterilerini, müşterilerine sunacakları hizmet seviyesini ve  rekabetçi stratejilerini ile doğrudan uyumlu olmak zorunda. Çünkü tedarik zincir stratejisi, şirketin ana stratejisine hizmet etmeli, onu desteklemeli. Günümüzdeki Türkiye’deki şirketlerin de rekabetçi stratejisi var ama tedarik zinciri stratejisi ya oluşmamış ya da güncellenen şirket stratejisi ile uyumlu değil. Rekabetin firmaların ve markaların ötesinde tedarik zincirleri arasında yaşandığınu düşünüyorum. Tedarik zincirlerini iyi yönetenler, ciro ve kar artışında müşteri memnuniyetinde öne çıkıyor. Yani çok iyi bir markan var,güçlü bir promosyon yapıldı ama mağaza da ürün yok. Çok güvenilir bir marka, uygun fiyatlı bir ürün ama rafta yok. Her iki durumda tedarik zincirlerinde müşteri ve satış kaybı yaşanıyor.Geçen yıl yapılan bir araştırmaya göre; FMCG sektöründeki orta ölçekli Avrupa firmalarının her 1000 dolarlık ciro için 80 dolarlık tedarik zincirine masraf yaptıkları ortaya çıkıyor. Burada 80 dolarlık masrafı 60 dolara düşürdüğünüzde ciro başına 1000 dolarda, 20 dolar kar edilmesi mümkü gözükmektedir. Bu karlılığı ürün fiyatını artırarak yapamayacağına göre çünkü piyasa izin vermiyor. Dolayısı ile gerçek anlamda karlılık, tedarik zincirini etkin yönetmekten geçiyor. Burada önemli olan tedarik zinciri içersinde firma-firma şeklinde yönetmek değil, bir bütün olarak el alıp zicir boyunca yönetmek. Yakın zamanda tedarik zinciri firmaları üretim,satış,stok,sevkiyat,teslimat bilgilerini bulut teknolojisi ile ortak bir platormda tutacak,sistemsel paylaşacak ve bu bilgileri ortaklaşa planlama amacı ile kullanacaktır. Bulut teknolojisi firmalara ortaklaşa planlama için önemli fırsatları düşük ilk yatırım bedeli ile sağlarken, teknolojiyi herkes için uygun fiyatla erişilebilir hale getiriyor. Bu noktada artık işbirliği, iş modellerini şekillendiren temel normlardan bir olacak ve şirketler bu işbirliği kültürü üzerinden  birlikte hareket edecektir.”

 “ANA FİRMALAR FİYATTAN PARA KAZANMAK YERİNE VERİMLİKTEN KAZANMAYA ODAKLANMALI”

Tedarik zincirine baktığımız zaman bir ana firma var. Ana firmalar, nihai müşteriye ürün ve hizmeti sağlayan,faturayı düzenleyen ve tahsilatı yapan firmalardır. Geleneksel iş modellerinde ana firmalar alım güçlerini kendi menfaatleri doğrultusunda kullanıyorlar. Tedarik zincirinin lideri olarak değil, gücün sahibi olarak görüyor ve  zincir boyunca firmaları fiyat odaklı aşırı rekabete zorlayarak ,ticareten zayıflatarak satın alım yaptırıyorlar. İşte burada,tedarik zinciri işbirliği,sürdürülebilirlik açısından iş kopuyor. Halbuki ana firma bu yaklaşımdan vazgeçip biraz daha işbirlikçi olsa, sadece fiyat rekabeti üzerinden para kazanmak yerine verimlilikten para kazanmaya odaklansa, stokları  tedarik zinciri boyunca yönetse,ortaklaşa hammade satınalma,ortak depo kullanımı ile  verimlilik, sistemlerini kendi tedarikçileri ile entegre haline getirebilse, çok daha büyük tasarruf sağlanılabilir. Ciroyu artırmak, müşteriyi artırmaktan geçiyor. O yüzden ana firmaların diğer firmalar ile aralarında yaptığı ticaret bir tarafın bir taraf üzerinde baskı kurarak daha fazla kazanması tedarik zincirinde işbirliğini öldürüyor. Tedarik zinciri boyunca bir değişim dönüşüm olacaksa bunu ana firma yapmalıdır. Bu ana firmanın misyonundadır. Çünkü nihai müşteri ve ciro gücü sadece onlarda.”

“CİRO ÖNEMLİ AMA KARLILIK DAHA ÖNEMLİ”

“FMCG sektörü başta olmak üzere baktığımızda fiyat odaklı rekabet sebebi ile çoğu sektör sıfır kara doğru gidiyor. Ciro büyümenin bir göstergesi, ama yaşamsallığın göstergesi kar ve karlılıktır. Dolayısı ile o karlılığın sağlanması için de bir tarafın kazanıp bir tarafın kaybettiği iş modellerinden vazgeçilip her tarafın ortaklaşa kazanacağı yeni iş modellerine geçilmesi lazım. Nasıl bu mesela? Hepimiz neden stok tutuyoruz? Hepimiz niye birbirimizden bağımsız stok tutuyoruz? Niye, tek bir yerde stok tutup bu stok maliyetini tedarik zinciri firmaları arasında paylaşmıyoruz?Neden ortak depo kullanmıyor ve dağıtım sürecimizi birleştirmiyoruz ? Dolayısı ile bu yeni iş modeli,işbirliği kültürünü gelişen mobil teknolojiler ile güçlü bir şekilde destekliyor. Ama bu kültürel değişimi gerektiriyor. Bu da ana firmanın misyonunda. Dolayısı ile ciro önemli ama karlılık daha önemli. Hele, FMCG gibi tek haneli karlılıklarda,firmalar yaşamak için ne yapıyorlar? Esas faaliyet dışı gelirler üretmenin yolları arıyorla.r Dolayısı ile deniz bitiyor bazı yerlerde.”

DÜNYADA TEDARİK ZİNCİRİNİ EN İYİ YÖNETEN İKİ FİRMA: APPLE VE P&G

Dünyada şu an tedarik zinciri sürecini en iyi iki firma  yönetiyor. Birisi, Apple, birisi P&G. Bu iki firma tedarik zinciri yönetiminde elde ettikleri rasyolara göre Amerikadaki araştırma ve karşılaştırma sonuçlarına göre en üst seviyedeler. Bu iki firmanın başarısının arkasındaki en önemli etken iki firmanın başındaki CEO’nun da tedarik zinciri kökenli olması. Dolayısı ile yönetim kurulu başkanları,en iyi tedarik zinciri çözümlerini ve bu yöntemlerin sağlayacağı faydayı çok biliyorlar. Çünkü,tedarik zincirlerini geçmişte bizzat kendileri yönetmişler. Olaya sadece, finansal boyutta bakmıyor. Mal ve bilgi akışının etkin yönetimi ve müşteri memnuniyeti sağlanması açısında da bakıyorlar.”

“10 YIL ÖNCE TEDARİK ZİNCİRİ MÜDÜRÜ, DİREKTÖRÜ KAVRAMI YOKTU”

Türkiye’de geçmiş yıllara göre çok daha fazla tedarik zinciri müdürü ve çok daha fazla tedarik zinciri direktörü organizasyonlarda görülmeye başlandı. Demek ki bu süreçler firmalar içersinde tanımlanmaya ve önemsenmeye başlandı. Bu tanımlanma ile birlikte organizasyon şemalarına tedarik zinciri ile ilgili yeni kutucuklar ilave ediliyor. ABD’de bugün yönetim kurulu üyeleri içersinde tedarik zincirlerinden sorumlu üst düzey yöneticleri bulunuyor ve bu pozisyondan yönetim kurulu başkanı pozisyonuna yükselebiliyor.Organizasyonlarda ancak bir süreç tanımlı ve  sahibi  varsa o süreçler büyür ve gelişir. Organizasyonlarda tedarik zinciri pozisyonları oluştukça ve arttıkça  da bu değişim ve dönüşüm daha hızlı olacak..”

“TEDARİK ZİNCİRİ MÜDÜRÜ VEYA DİREKTÖRÜ NASIL OLMALI?”

Tedarik zinciri müdürü ya da direktörü öncelikle satınalma,kalite,lojistik ve planlama fonksiyonlarının en az üçünde tecrübe etmiş olması lazım. Kalite yönetim sistemleri konusunda uygulanabilir seviyede bilgi ve bütünsel bakış açısına ulaşmış olmalıdır.Bir dostumuzun anlattığı bir güzel bir hikaye var. Almanya’nın önde gelen araç üreticilerinden birinin satınalma ekibi İstanbul’da bir tedarikçiye görüşmeye gidiyor.Tedarikçiye diyorlar ki biz bu özelliklerde ve bu miktarda malı sizden satın alacağız. Adam çok mutlu, Almanyanın önde gelen araç üreticisi  gelmis kapısına ona mal satacak, ilk teklifte 10 liraya veririm diyor. Firmanın satınalmacısı diyor ki biz sizden 12 liraya alacağız.Tedarikçi firma yetkilisi; yanlış söylediniz ben 10 liraya veriyorum diyor. Satınalmacı diyor ki ;  Biz maliyet analizini yaptık öyle geldik size, ben malı sizden 10 liraya alırsam siz 6 ay sonra bu işten zarar eder,sonra batarsınız diyor.Üretici firma satınlmacısı biliyorki maliyetin altında alım yaparak tedarikçi firmayı zarara uğratıp iflas ettirse, 6 ay sonra tedarik zinciri mal olmaması sebebi ile üretimi durduracak ve çok daha büyük bir zarara uğrayacak. Geçen sene Avrupa’da yapılan bir araştırmada, her 100 firmanın 72 si tedarik zincirinden kaynaklı bir kez durduğunu ifade ediyor.Durma sebebi nedir diye soruyorlar,büyük kısım IT kaynaklı sorunlar. Server çökmüş, sistem arızası veya bir tedarikçi ile ilgili sorun yaşanmış. Deprem olmuş, sel olmuş dolayısı tedarik süreci kesintiye uğramış  artık tedarik zincirinde herkes önemli. Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlü lafı tedarik zincirleri içinde geçerli. Tedarik zinciri içinde stok yönetimi, talep tahmini, planlama,satınalma ve lojistik var. Bir taraftan ise IT’ den anlayacaksınız. Çünkü bu işin önemli kısmını IT oluşturuyor. İşin içinde üretim varsa mühendislik gerekiyor. Dolayısı ile bu profilde ve yetkinlikte insanlar bu süreci yönetecek.

NAKLİYECİLER TEDARİK ZİNCİRİNİN NERESİNDE? 

“O tarafa baktığımız zaman gelen ve giden lojistik kapsamında gerçekleşen ürün hareketi tekerlekler döndüğü sürece var oluyor ve olacak.Google ve Almanya’da daimler benz firmasında sürücüsüz yapılan sürüş denemeleri, Amazon firmasında drone araçları ile yapılan teslimat denemeleri ve 3D üç boyutlu yazıcı çözümleri nakliye sürecini doğrudan etkilemesi düşünülen önemli gelişmeler olarak öne çıkıyor. Şu anda 100 bin civarında dünya üzerinde üç boyutlu yazıcıdan kendi üretimini yapan(pre-consumer) kullanıcı olduğu varsayılıyor. Bu üç boyutlu yazıcılar her şeyi değil ama bazı şeyleri üretiyorlar. Ve gittikçe de bunun sayısının artacağı, dolayısı ile mal hareketi ile ilgili de ileride kayda değer bir takım değişiklikler yaşanması muhtemel gözüyor. Gelen ve giden lojistik süreçleride hareketin  iktisadi olarak sağlanması, tedarik zincirinin maliyetleri açısından önemli. Çünkü en yüksek lojistik maliyeti nakliye maliyeti. Nakliye maliyetini iyi yönetemezseniz, bu iş iktisadi olmuyor.”

ÇEVRESEL BOYUT

Bugün tedarik zincirleri artık sadece firmalara karşı sorumlu değil ki. Ülkelere ve toplumlara karşı sorumlu.Kyoto ve Paris çevre anlaşmalarına imza atan ülkelerde konumlanmış tedarik zincirleri çevresel taahütlerini eskiye göre çok daha güçlü yerine getirmek durumunda kalacaklar. Firmalar bugün, hammaddeyi sürdürülebilir kaynaklardan temin etmek, çevreye duyarlı olmak gibi yeni misyonlar ediniyorlar.  Tedarik zincirinde artık bir tarafta müşterisi olan son kullanıcıya, bir tarafta topluma karşı sorumluluğu olan, bir tarafta paydaşlara, hissedarlara sorumlu olan bir yapıdan bahsediyoruz. Ana firmayım gücüm var, döndüm dedim ki, tedarik zincirimde yer alan her firma yenilenebilir enerji kullanımına geçecek ve bu kapsamda çatısına güneş paneli koyacak. Ve bu güneş paneli ile tesislerin elektrik ihtiyacını karşılayacak. Tedarik zinciri boyunca kullanılan tüm ofisler,çevresel gereksinimlere cevap verecek şekilde yeşil ofise dönüştürülecektir.Depoların asgari standardı iş güvenliği gereksinimlerini karşılayacak. Sözleşmeli veya özmal araç modelleri en eski Euro 5 motor olacak. Tedarik zinciri boyunca bu normları uygulayarak değişim ve dönüşüm başlar, çünkü ben ana firma olarak norm koydum ve kontrol faaliyetini sürekli gerçekleştirdim. Tedarik zinciri içerisinde firmalara,paydaşlara,topluma ve çevreye maliyet tasarrufundan çok daha fazla katkı sağlayacak imkanlar saklıyor, ama bu hazineye ulaşmak için ana firma başta olmak üzere tüm organizasyonların tedarik zinciri boyunca kültür, yetkinlik ve bilgiye sahip olmasını gerektiriyor.Bunun ötesinde Vizyon gerektiriyor.”

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık