“Micro Speedy hizmetine başladık, havayoluna alternatif bir servis yaratacağız”

“Micro Speedy hizmetine başladık, havayoluna alternatif bir servis yaratacağız”

Ekol Türkiye Ülke Müdürü Arzu Akyol Ekiz, “Ekol olarak ülkemizin ve ekonomimizin ihtiyaçları doğrultusunda istikrarlı büyümemizi sürdürürken bir taraftan da yepyeni bir yönetim modeli üzerinde kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Bu projenin 2021 yılında hayata geçirilmesi ile tüm şirketlere rol model olacak bir Ekol’ü de hayata geçirmiş olacağız” dedi.

Ekol Türkiye Ülke Müdürü Arzu Akyol Ekiz, yesillojistikciler.com'a 2020 yılını değerlendirdi, 2021 yılı ile ilgili öngörülerini ve projelerini paylaştı. İşte  Arzu Akyol Ekiz’in yaptığı değerlendirme…

“LOJİSTİK, SALGINDAN EN FAZLA ETKİLENEN SEKTÖRLER ARASINDA YER ALDI”

Tüm dünyayı derinden etkileyen, daha önce hiç kimsenin tecrübe etmediği bir sağlık kriziyle mücadele etmek zorunda kaldığımız bir yılı geride bıraktık.  Lojistik, küresel çaptaki salgından en fazla etkilenen sektörler arasında yer aldı. Koronavirüs salgını başlangıçta sınır kapılarındaki kısıtlamalar nedeniyle karayolu taşımacılığını derinden etkiledi. Bugün geldiğimiz noktada farklı taşıma modellerine sahip olmanın risk yönetimindeki etkisini ve sağladığı katkıyı yaşayarak gördük. Alternatif taşıma modeline sahip olmayan şirketler süreçte çok zorlandı. Bu zorlu dönemde intermodal, en az hasar alan taşımacılık yöntemi oldu.”

“TEDARİK ZİNCİRLERİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNİN ÖNEMİ DAHA DA ÖN PLANA ÇIKTI”

Salgın döneminde tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliğinin önemi daha da ön plana çıktı. Bazı alanlarda iş hacimlerimiz azalsa da, yeni normalin getirdiği düzenle bazı alanlarda da iş hacimleri arttı. Yepyeni alanlar doğdu. 2020’nin son çeyreğinde ekonominin canlanmasıyla birlikte taşımacılık iş hacimlerinin de artmaya başladığını söyleyebiliriz.

“BİZ GIDADAN İLACA TÜM SEKTÖRLERDE KESİNTİSİZ HİZMET VERMEYE DEVAM ETTİK”

Geçen yıl çalışanlarımızın ve müşterilerimizin güvenliği gündemimizdeki en önemli konuydu. Aldığımız hijyen tedbirlerini en üst seviyeye çıkardık. Kriz yönetimini en az yeni projelerimiz kadar ön planda tuttuğumuz bir yıl geçirdik. Değişen dengeler ve tablodaki belirsizlikler nedeniyle en önemli hedefimiz; işlerimizi verimli şekilde yönetebilmek oldu. Gelişmeleri yakından takip ederek altyapı ve verimlilik çalışmaları ile yeni döneme hazırlandık. Salgın sürecinde ofiste, yollarda ya da evlerimizde hepimiz büyük bir gayretle, işimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık, çalışıyoruz. Türkiye’nin yaşadığı bu zorlu süreçte işimizin başında durduk. Salgın nedeniyle özellikle başta pek çoğumuzun evlerimize kapandığı günlerde biz gıdadan ilaca tüm sektörlerde kesintisiz hizmet vermeye devam ettik.

“ÇEVRE DOSTU ARAÇ KULLANIMI VE İŞ MODELLERİ BİR TERCİH OLMAKTAN ÇOK MECBURİYET HALİNE GELMEYE BAŞLADI”

Pandemi ile birlikte sürdürülebilir ve çevreci tedarik zinciri kavramının artık zorunlu bir ihtiyaç olarak şirketlerin ajandasında ilk sıralara yerleştiğini gözlemliyoruz. Çevre dostu araç kullanımı ve iş modelleri bir tercih olmaktan çok mecburiyet haline gelmeye başladı.

Tüm iş kolları için geçerli olmakla birlikte teknolojik altyapı yatırımları ile yeni nesil teknolojilerin kullanımının karayolu taşımacılığında hiç olmadığı kadar bir gereklilik halini almaya başladığını söyleyebiliriz. Ayrıca çalışanlar ve müşteriler için en üst seviyede güvenlik ve hijyen önlemlerinin alınması taşımacılığın standart süreçlerinden biri haline geldi.

“YAŞANAN OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN YATIRIMLARIMIZI RAFA KALDIRMADIK”

2020’yi iş planlarımızda önemli değişiklikler yapmamıza neden olan koronavirüs gölgesinde geçirdik. Ancak yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen yatırım planlarımızı rafa kaldırmadık. Teknoloji ve Ar-Ge altyapı yatırımlarına hız kesmeden devam ettik. Yeni nesil teknoloji projelerimiz ve gerek kara taşımacılığı gerekse depolama faaliyetlerinin sürekliliği için gerekli ekipman yatırımlarımızı aralıksız sürdürdük.

Ayrıca yurt dışı şirketlerimizde, gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri ile Avrupa’daki büyüme ivmemizi artıracak hamlelerde bulunduk. Mevcut depolama kapasitelerimizi genişlettik. Bu süreçte filomuzu daha verimli kılmak adına araçlarımızı yenileme projemiz de devam etti. Pandeminin ilk döneminde mevcut intermodal hatlarımıza Köstence’yi ekledik. Karasu Limanı’nda COVİD- 19 uygulamaları sebebi ile çekicisiz ve sürücüsüz olarak Ro-Ro‘ya bindirdiğimiz TIR’larımızı, 12 saatte Köstence Limanı’na ulaştırıyoruz. Sonrasında limanda hazır bekleyen çekici araçlarımızla en kısa sürede tüm AB ülkelerine teslim ediyoruz. İstihdamda ise mevcut çalışan sayımızı koruduğumuzu söyleyebiliriz.

“2021 SEKTÖRÜMÜZ İÇİN BİR TOPARLANMA YILI OLACAK”

2021’in genel anlamda sektörümüz için bir toparlanma yılı olacağını düşünüyoruz.Ancak sektörümüz 2021 yılına pandeminin getirdiği maliyet artışına ek değişen ekonomik koşullar sebebi ile ithalat ve ihracat dengesizliği ile giriyor. Dünya ticaret hacmindeki düşüş ve genel ekonomik göstergelerdeki olumsuz tablo göz önüne alındığında sektörü aynı zamanda oldukça belirsiz bir yılın beklediğini de söyleyebiliriz. Belirsizliklerin beraberinde getirdiği risk yönetiminin sektör için aşılması gereken en önemli zorluklardan biri olacağını öngörüyoruz.

Ekol olarak tüm bu belirsizliklere karşı yenilenen filomuz, teknolojik altyapımız ve her şeyden önemlisi risk yönetim plan ve senaryolarımız ile yeni seneye en hazır şekilde girmek için çalışmalarımızı yaptık. Bazı zorluklara rağmen genel olarak 2021 yılından umutluyuz.

“YEPYENİ BİR YÖNETİM MODELİ ÜZERİNDE KAPSAMLI BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORUZ”

Ekol olarak ülkemizin ve ekonomimizin ihtiyaçları doğrultusunda istikrarlı büyümemizi sürdürürken bir taraftan da yepyeni bir yönetim modeli üzerinde kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Bu projenin 2021 yılında hayata geçirilmesi ile tüm şirketlere rol model olacak bir Ekol’ü de hayata geçirmiş olacağız.

Sürekli gelişim ve yaratıcılığı merkezine koymuş bir şirket olarak yeni projeler geliştirmeye devam ediyor, bu projelerimizde dünyanın en gelişmiş ve son teknolojilerinden ilham alıyoruz.

“DİJİTALLEŞME ÇAĞINDA LOJİSTİK  4.0’I TEMEL MOTTOMUZ OLARAK İÇSELLEŞTİRMİŞ BİR KURUMUZ”

E-ticaret, büyüme stratejimizin merkezinde yer alıyor. Dijitalleşme çağında Lojistik  4.0’ı temel mottomuz olarak içselleştirmiş bir kurumuz. Gerek e-ihracat, gerekse B2C market yeri ve son teslimat çözümleri ile büyüme stratejimizin en kritik yapı taşlarını e-ticaret oluşturuyor. E-ticaret sektörünün artan ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımlarımıza 2021’de de devam edeceğiz.

“ŞU AN ÖN PLANA ÇIKARDIĞIMIZ 2 PROJEMİZ VAR”

E- ticarette şu an ön plana çıkardığımız iki projemiz bulunuyor. Bunlardan ilki Elektronik  Ticaret Gümrük Beyannamesi (ETGB) Mikro İhracat Projesi’’.

“AVRUPA’DA HER NOKTAYA DİREKT KAPI TESLİMİ OLARAK GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

Yeni yılla birlikte karayolu taşımacılığında mikro ihracat gönderilerini kapsayan hızlı servisimiz Micro Speedy hizmetine başladık. Uluslararası karayolu taşımacılığındaki tecrübemiz ve Avrupa’daki geniş şube ağımızın sağladığı destek ile dış ticarette havayolu taşımacılığına alternatif bir servis yaratacağız. Böylece mikro ihracat kapsamında e-ticaret ürünlerini karayolu hızlı servisimiz ile Avrupa’da her noktaya direkt kapı teslimi olarak gerçekleştireceğiz.

Hızın önem kazandığı günümüzde ürünlerini online platformlardan satışa sunan yerli üreticiler böylece minimum hazırlık ile en hızlı şekilde direkt olarak yurt dışındaki nihai müşterilerine ürünlerini ulaştırma şansına sahip olacaklar.

"SAĞLIK SEKTÖRÜNDE ÇOK CİDDİ BİR DEPO OTOMASYON YATIRIMI YAPMAK ÜZEREYİZ”

Hayata geçirmeyi planladığımız bir diğer projemiz ise ‘’E-Ticaret Fulfillment Center Projesi’’. Bu projemiz ile ürünlerin depolama ve kargolama faaliyetlerini müşterilerimiz adına tek bir elden organize ederek yönetmeyi planlıyoruz. Standardizasyon ve kalitenin artırılmasını amaçlayan bu proje ile sektördeki iş yapma şekillerine önemli bir katkımız olacağını düşünüyoruz.

Sağlık sektöründe çok ciddi bir depo otomasyon yatırımı yapmak üzereyiz. Neredeyse el değmeden ürün toplar hale geleceğiz. Bir yıl içerisinde bu yatırımımızı devreye almayı planlıyoruz.

Ulusal dağıtım projelerimizde daha hızlı ve güvenilir servis sağlayabilmek üzere Manisa’daki yeni aktarma depomuzu bu yıl içinde faaliyete geçiriyoruz.

2017’de faaliyetlerine başlayan Yalova Ro-Ro Terminalimizde ikinci etap yatırımı gündemimizdeki en önemli projelerden. Ülkemizin dış ticaretinin sürekli arttığını biliyoruz. Bu sebeple yatırımımızın ikinci evresini daha ilk günden planlamıştık.  İkinci etap için ÇED sürecini yüzde 80 oranında tamamlamış bulunmaktayız. İkinci etap ile birlikte terminalimize yaklaşık 50 bin metrekare park alanı ve bir adet daha 300 metre boyunda iskele ekleyerek aynı anda üç gemiye hizmet verecek kapasiteye ulaşacağız.

ÇEVRE DOSTU ENERJİ YATIRIMI

Tek bir çatı altında 30 futbol sahası büyüklüğündeki depolama alanıyla Türkiye’nin en büyük kapalı alanına sahip lojistik tesisi olan Lotus’ta çevre dostu yeni bir enerji yatırımı yapıyoruz. Lotus’un çatısının 40 bin metrekarelik kısmını güneş panelleri ile kaplayarak, 2021 yılı içinde 5800MW/H elektrik üretimine başlayacağız. Bu da tesisin elektrik ihtiyacının yüzde 65’ine yakınını kendi kendine karşılaması demek.

Mevcut depolama kapasitelerimizi genişletme çalışmalarımız ve filomuzu yenileme projemiz bu yıl da devam edecek.”