“Mal ihracatı ile birlikte büyüyerek uluslararası lojistik gelirlerini orta vadede 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz”
HİB Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Komite Başkanı Murat Baykara, “Mal ihracatı ile birlikte büyüyerek uluslararası lojistik gelirlerini orta vadede 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz”

Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi, Türkiye İhracatçılar Birliği (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlediği basın toplantısında 2025 yılını değerlendirdi, 2026 ile ilgili öngörülerini paylaştı. Toplantıya HİB Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Komite Başkanı Murat Baykara, HİB Genel Sekreteri Fatih Özer, HİB Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Komite Üyeleri Ahmet Yayman, Üzeyir Işık, Emre Eldener, Abdullah Keskin, Ömer Gülen, Haşmet Karasu, Ferhan Demirel, Barış Dillioğlu, Burhan Çakan, Emir Akın, Ziya Güner, Yüksel Kahraman ve diğer komite üyeleri katıldı.

HİB Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Komite Başkanı Murat Baykara, toplantıda yaptığı konuşmada, hizmet sektörünün ilk İhracatçı Birliği olan HİB’in günümüzde toplam 125 milyar dolara yaklaşan hizmet ihracatının temsilcisi olduğunu söyledi. Üye sayılarının 701’e yükseldiğini söyleyen Baykara, Türkiye’nin en önemli hizmet sektörlerinden biri olan olan lojistik sektörünün Türkiye’nin dış ticaret açığının kapatılmasında önemli rol oynadığını vurguladı. 2025 yılında 122 milyar dolar hizmet ihracatı yapıldığını söyleyen Murat Baykara, “Lojistik ve yük taşımacılığı sektörü; iç pazar büyüklüğü, ihracata sağladığı katkı ve mal ticaretini mümkün kılması nedeniyle ülkemizin en stratejik hizmet sektörlerinden biridir. 2024 yılında Türkiye, 40 milyar doların üzerinde lojistik ve taşımacılık ihracatı gerçekleştirirken, bu rakamın yarısına yakını yük taşımacılığından oluştu. 2025 yılı kasım ayı itibariyle yıllıklandırılmış olarak lojistik ve taşımacılık ihracatı 42 milyar 250 milyon dolara ulaşırken, bunun 19 milyar 570 milyon dolarlık kısmı yük taşımacılığı ihracatı olarak kaydedildi” dedi.
Türkiye’nin güçlü ulaşım altyapısının sektöre önemli bir rekabet gücü sağladığını belirten Baykara, liman, havalimanı, karayolu, demiryolu ve stratejik lojistik tesislerin birlikte çalışabildiği bir yapının Türkiye’yi bölgesel bir lojistik merkez haline getirdiğini söyledi. Baykara, “Karayoluyla 1.000-1.200 kilometrelik, havayoluyla ise 3 saatlik uçuş mesafesinde erişilebilen geniş bir talep havzasına sahibiz. Buna düşük riskli ekonomik ortam, güçlü küresel bağlantılar, hizmette verimlilik ve kalifiye iş gücü eklendiğinde Türkiye lojistikte benzersiz bir konuma sahip” diye konuştu.
Uluslararası yük taşımacılığında karayolunun özellikle AB ve sınır komşularıyla ticarette belirleyici rol oynadığını vurgulayan Baykara, “Son 10 yılda karayolu ile taşınan ihracat yaklaşık yüzde 55 arttı. 2014’te 55,3 milyar dolar olan karayolu taşımacılığı ihracatı, 2024’te 85,8 milyar dolara ulaştı” dedi.
Deniz taşımacılığında ise 2014-2024 döneminde konteyner taşımacılığının TEU bazında yüzde 62, elleçlenen yük miktarının ise ton bazında yüzde 38 arttığını aktaran Baykara, liman altyapısının güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Baykara, limanların demiryolu bağlantılarının geliştirilmesi, depolama alanlarının artırılması ve transit taşımacılığı kolaylaştıracak uygulamaların devreye alınmasının Türkiye’nin küresel rolünü güçlendireceğini ifade etti.
Havayolu taşımacılığının ihracattaki payının değersel olarak yüzde 13 seviyesinde olduğunu belirten Baykara, 2013’ten bu yana ton bazında ortalama yüzde 47’lik bir artış yaşandığını söyledi. 2024 yılında Türkiye’nin havayolu ile ihracatında ilk beş ülkenin Birleşik Arap Emirlikleri, ABD, Birleşik Krallık, Irak ve KKTC olduğunu belirten Baykara, “Demiryolu taşımacılığında ise Türkiye, Avrupa’dan Orta Asya ve Çin’e uzanan hatlarda önemli bir geçiş ülkesi konumunda. Altyapı yatırımlarının artırılmasıyla bu alandaki potansiyel daha etkin kullanılacaktır diye düşünüyoruz” dedi.
Orta Koridor ve Kalkınma Yolu önemli
Baykara, önümüzdeki beş yıllık süreçte üç katına çıkacağı hesaplanan Avrupa- Asya ticaretinde en verimli alternatiflerden biri olan Orta Koridor’un, Türkiye’yi küresel transit taşımacılığın merkezlerinden biri haline getirme potansiyeli taşıdığını belirterek, “Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Via Carpatia ve Kuşak-Yol projeleriyle kesişen bu süreçte Türkiye’nin rolü daha da güçleniyor. HİB koordinasyonunda, bu koridorların etkinliğini artıracak analizler yapılacak ve Türkiye liderliğinde gerekli adımlar için uluslararası lobi çalışmaları yürütülecek” dedi.
Bu kapsamda 2025 yılında HİB Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetler Komitesi olarak yürütülen kapsamlı araştırmalar hakkında da bilgi paylaşan Baykara, Hazar Geçişli Orta Koridorun artık sadece alternatif bir ulaşım koridoru olmaktan çıkarak, global bir ticaret rotası, küresel ticaret için son derece kritik hale gelen bir altyapı olduğunu kaydetti. Baykara ayrıca araştırma sonuçlarının Orta Koridorun dünya ticaretine vaat ettiği daha kısa mesafelerde, daha hızlı transit süreleri, daha düşük maliyet ve güvenilirlik avantajlarının sağlanabilmesi için Avrupa Birliği’nin son dönemde Orta Asya’yı stratejik bir öncelik olarak tanımlayıp bu bölgeye yönelik yatırımlarını hızla yoğunlaştırdığını; ancak, AB’nin aradığı rekabetçi geleceği inşa edebilmek için Orta Koridorun sürdürülebilirliğinin anahtarı konumundaki Türkiye ile lojistik bağlantılarını acilen sorunlardan arındırması ve güçlendirmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.
Türk taşımacılarının, tır sürücülerinin ve ticaret erbabının tarihsel olarak Kafkasya-Orta Asya bölgesiyle ticarette edindiği uzmanlık ve tecrübelerle AB’li işletmelere rehberlik edebilecek yetkinlikte olduğunu da ifade eden Baykara, “AB’nin altıncı en büyük ticaret ortağı ve Avrasya lojistiğinde önemli bir merkez olan Türkiye, yitirdiği rekabet gücünü yeniden yakalama arayışındaki Avrupa Birliği için Orta Koridor üzerinden dünyanın en verimli enerji ve kritik hammadde kaynaklarına sürdürülebilir şekilde erişiminin anahtarını elinde tutuyor. Ancak Türkiye ve AB ülkeleri arasındaki ticaretin lojistiğinde yaşanan karayolu transit kotaları ve sürücü vizeleri gibi tarife dışı kısıtlamalar, yarısından fazlası karayoluyla gerçekleşen AB-Türkiye ticaret akışlarının maliyetini artıran verimsizliklere yol açmakla kalmayıp, AB’li şirketlerin Kafkasya ve Orta Asya ile ticaret bağlantılarını geliştirmelerini de engelliyor” dedi.
Baykara, vize kısıtlamaları ve kota sınırlamalarının Türkiye-AB ticaretine getirdiği ek maliyetlerin yükseldiğine dikkati çekerek, kritik AB koridorlarında ticaret lojistiğinde verimsizlik yaratan kota kısıtlamalarının AB-Türkiye lojistik ilişkilerinde yapılacak acil ve makul düzenlemeler yoluyla kaldırılması halinde, Türkiye’nin AB’ye ihracat kapasitesinde yüzde 12 düzeyinde artış sağlanabileceğini açıkladı.
Baykara, HİB Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Komitesi’nin hedeflerini şöyle sıraladı:
-Mal ihracatı ile birlikte büyüyerek uluslararası lojistik gelirlerini orta vadede 40 milyar dolara çıkarmak.
-2030 yılında Asya Avrupa mal taşımalarında Türkiye transit gelirlerini ihracat taşıma gelirlerinin %30’una çıkarmak.
-Orta Koridor Projesi'nde Çin'i Avrupa'ya ve Avrupa'yı Çin'e bağlayan en cazip koridor haline gelmek.
-Ülkemizin önemli bir parçası olduğu Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projeleri ile, Türkiye'nin stratejik konumunu güçlendirerek, bu güzergâhlarda uluslararası iş birliğiyle ticaret akışını hızlandırmak.
-Etkin e-ticaret taşımacılık hizmetleriyle Türkiye’yi bölgesinde en çok tercih edilen merkezlerden biri haline getirmek.
-Lojistik süreçlerinde maliyetleri azaltmak.
-Dünya Bankası Küresel Lojistik Performans Endeksinde ilk 25 ülke arasında girmek.
-Avrupa tedarik zincirlerini Orta Asya'ya bağlayan Orta Koridor’da daha etkin konuma gelmek ve bu korıdor üzerindeki taşımaların kolaylaştırılmasını sağlamak.
-Sınır geçişlerini hızlandırmak, ihracatta beklemeleri azaltmak.








