Site sol PETROL OFİSİ  395
DAF 366
Renault Trucks (671)
Volvo Trucks (126) spot altı (TIRSAN 89/123126)

Ayda 50 beyannameden 4 bin adede çıktık, başarımızın altında özeleştiri var

Ayda 50 beyannameden 4 bin adede çıktık, başarımızın altında özeleştiri var

Mentor Gümrük Müşavirliği Şirket Ortağı Z.Nezih Özdenak, 33 yılıdır gümrük müşavirliği alanında çalıştığını ve 2008’den bu yana da kendi şirketini yönettiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl sektörün tanınan isimlerinden Dr. Hakan Çınar’ın ortak olarak başladığı Mentor Gümrük Müşavirliği’nin en güçlü yanının özeleştiri yapabilmek olduğunu söyleyen Z.Nezih Özdenak, gümrük müşavirlerinin çözüm bekleyen birçok sorunu olduğunu ancak iki önemli sorunun öne çıktığını belirtti. Bu sorunlardan birinin sektör olarak oda olmak, diğerinin ise müteselsil sorumluluk sorunu olduğunu kaydetti. Türkiye’de e-ticaretin gelişmesi ve uluslararası çapta e-ticaret markalarının çıkması gerektiğini ifade eden Z.Nezih Özdenak, “Gümrüklenmemiş bir eşyanın Türkiye’de perakende satışı yapılabiliyor. Fakat sadece freeshoplarda yapılabiliyor. Onun dışında gümrüklenmemiş bir eşyayı perakende alamazsınız. Freeshop nasıl bir kanunla iş yapıyorsa, e-ticaret de benzer bir kanunla iş yapabilir” diyor. Mentor Gümrük Müşavirliği Şirket Ortağı Z.Nezih Özdanak; gümrük müşavirliği sektörü, Mentor Gümrük Müşavirliği şirketinin çalışmaları, e-ticaretin geliştirilmesi gibi birçok konuda yesillojistikciler.com'un sorularını cevaplandırdı. İşte Z.Nezih Özdanak’ın sorularımıza verdiği cevaplar…

Kendinizden ve Mentor Gümrük Müşavirliği’nden bahseder misiniz?

33 senedir bu meslekteyim. 1992’de gümrük komisyoncu yardımcısı oldum. 2003’te gümrük müşaviri oldum. Biz şirketi dört ortak olarak 2008 yılında faaliyete geçirdik. 2018’e kadar ortaklarımız azaldı ve aynı yıl tek başıma kaldım. Eylül 2019’da Hakan Bey (Çınar) bize dahil oldu. Eylül 2019’dan beri Hakan Bey’le yolumuza devam ediyoruz. 

Şirketimizi 2008 yılında 16-17 kişilik bir kadroyla kurduk. Geçen zaman içerisinde 70 kişilik bir ekibe ulaştık. Şirket kurulduğu ilk zamanlarda ayda 50 beyanname yaparken bugün 4 bin beyannameye kadar çıktık. Bu başarımızı bizim hizmetimizden memnun müşteriler sayesinde kazandık. İşimizi iyi yaptık ve güven verdik. Böylece her memnun müşteri bir başka müşteriyi getirdi. Dolayısıyla güzel ve dengeli bir biçimde büyüdük. 

“EN GÜÇLÜ YANIMIZ ÖZELEŞTİRİ YAPABİLMEK”

Sizce Mentor’un en güçlü yani ne?

En güçlü yönlerimizden bir tanesi de özeleştiri yapabilmek. Güçlü yönlerimizi olduğu gibi güçlü olmayan yönlerimizi de görerek kendimizi yeniliyoruz. Hiçbir zaman mükemmel olamayacağımızı biliyoruz ama sonuçta hep mükemmele doğru hedefe koyuyoruz. Hep daha iyi ve daha farklı şeyler istiyoruz. Hiçbir zaman işimizi statükocu bir mantıkla yürütmedik. “Böyle gelmiş, böyle gider” diyerek iş yapmadık. Hep daha iyisini yapmaya çalıştık.

BLOCKCHAIN, GÜMRÜKLEME VE LOJİSTİK

Gümrük müşavirliğinde nasıl daha iyi ve daha farklı olunuyor? Herkes aynı sistemi uygulamıyor mu?

Hayır, uygulamıyor. 2002-2003 senelerinde benim genel müdürlüğünü yaptığım şirkette, ISO 9001 belgesini aldık. Bizim bu belgeyi aldığımız esnada, danışmanlarla yaptığımız toplantılarda müşteri mülkiyeti nedir, düzenleyici-önleyici faaliyetler nelerdir, sistemin iyileştirilmesi nasıl yapılabilir diye düşünürken müşteri mülkiyeti diye bir kavram duyduk. Kanunen arşivde tutmak ve fotokopilerini saklamak zorunda olduğumuz bazı evraklar var. Bu evrakların aslında hardcopy’lerinin değil de softcopy’lerinin sistemde saklanabileceği ile ilgili bir fikir geliştirdik. Sonra 2003’te kendimize özel dijital arşivleme sistemini kurduk. Türkiye’de dijital arşivleme yapan en eski gümrük müşavirliği şirketlerinden birisi benim çalışanı olarak içerisinde bulunduğum şirkettir. Biz dijital arşivlemeyi 2003’te kurduktan sonra bütün şirketler peşimizden gelmeye başladı. Mobil uygulamaları, online sistemleri birileri hep düşünüyor.Bu programlar Bir bilgisayar programcısının sattığı programlar değil, bu programlar meslektaşlarımız tarafından üzerinde düşünülmüş bize göre tasarlanıp hazırlatılmış işler.Biz hep müşterilerle yaptığımız görüşmeler neticesinde daha iyiyi nasıl yaparızın peşinde koştuk. Bunu tek başımıza yapmadık. Sektörde bu işlere ciddi mesai ve para harcayan başka gümrük müşavirliği şirketleri de var. Sektör şu an blockchain’i tartışıyor. Blockchain ile ilgili önder meslektaşlarımız da var. Biz de o vagondayız. Blockchain, ilerde gümrükleme ve lojistik sektörünü de götürecek bir sistem olacak. 

“ZAMANI YAKALAMAKTAN KORKMAMAK GEREK”

Şirket içinde Blockchain ile ilgili küçük denemeler var mı?

Bizim doğrudan bir uygulamamız yok. Çünkü herkes gibi biz de şu anda bu teknolojiyi anlayıp, nasıl entegre olacağımızı düşünüyoruz. Buna yönelik yazılımlar yapmak için çaba sarf eden şirketler var. Biz de bu işe kafa patlatıyoruz. Burada sadece bizim istememiz yetmiyor. Bu işin hizmet verdiğimiz firmalar tarafından da desteklenmesi lazım ki bizim arzularımız sonuca doğru gitsin. 

Sonuçta güvenlikle ilgili bazı engeller var. Bunları aşamayabiliyoruz. Çünkü bizim sistemleri entegre edebilmemiz için iki tarafın da sistemlerini birbirine açması gerekiyor. Bu da güvenlik sorunlarının tartışılmasını gündeme getiriyor. Yarın öbür gün gideceğimiz nokta bu olacak. Yetkilenmiş yükümlü sistemi de bu işin içerisinde bulunuyor. Daha kısa, daha iyi, daha az insanın elinin değdiği işlemlerin nasıl olacağını düşünmek lazım. 

Zamanı yakalamaktan korkmamak gerekiyor. Ben olayın hep pratik yönünü düşünmek isterim. Çünkü kâğıt ve benzeri materyaller daima kopyalanabilir, yerine sahte evraklar yapılabilir. Kâğıt sistemi yerine elektronik sistemlerle güvenliğin sağlandığı ve insan elinin minimum düzeyde değdiği sistemler daha güvenlidir. Malın yüklendiği esnada oluşturulan veriler, varış noktasındaki depo veya fabrikaya giriş esnasına kadar hiç değişmeden birbirine aktarılıp, sürdürülebiliyorsa burada güzel bir sistem çalışıyor demektir. 

“BİZ TİCARETE HIZ KATARIZ”

Bir gümrük müşavirliği şirketi, bir lojistik firmasına ne kadar verimlilik kazandırıyor?

Eğer gümrük müşavirliği şirketi ve lojistik firması aynı birimdeyse farklı konuşacağım ama burada lojistik şirketinden çok, lojistiğe hizmet sağlatan gözüyle bakmamız lazım. Çünkü malı ihraç veya ithal eden, sonuçta eşyanın sahibi hızın farkında olmalı. Fabrikasına hiç depolama faaliyeti olmadan online yurtdışındaki tedarikçiden gelen malı direkt indirebiliyorsa ne stok maliyeti ne depolama maliyeti ne  de finansmanlar.. Bunları minimize edebiliyorsa lojistikçi mal sahibine güç katar. Lojistikçi gözüyle bakmanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Çünkü lojistikçi sonuçta hizmet veriyor. Biz ticarete hız katarız. Bizim başarımız işini yaptığımız firmalara doğrudan başarı ya da başarısızlık olarak tezahür eder. 

“GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ OPSİYONEL BİR MESLEK”

Sizce Gümrük Müşavirliği nasıl bir meslek?

Gümrük müşavirliği mesleği, çok değerli tamamen bilgi ve tecrübeye dayalı bir meslek. Biz gümrük müşavirleri, gümrük müşavirliği kanununun bize verdiği yetkiyle, firmalar adına dolaylı temsil yapıyoruz. Aslında hiçbir firmanın dolaylı temsilci tutmak gibi bir zorunluluğu yok. Mesleğimizin ücret  bakımından tartışılıyor olması hiç hoşuma gitmiyor.Sonuçta opsiyonel bir meslek yapıyoruz arzu eden firmalar bilgi ve yetkinliklerine güvenmeleri durumunda bizim aldığımız ücretleri tartışmaktansa  kendi beyanlarını yapabilirler.

Gümrük müşavirliği mesleği, kontrol edebildiği kadar yapılabilecek bir meslektir. Biz hizmet üretiyoruz ve sorumluluk alıyoruz. Bu sorumluluk adetle, sayıyla ilgili değil. Bir firmanın 10 bin beyannamesini yaparsınız hiçbir şey olmaz. Başka bir firmanın 3 beyannamesini yaparsınız sorun çıkar. Bu yüzden bizim bu aşırı sorumluluklar karşısında bütün meslektaşlarımıza da tavsiyemiz, işi kontrol edebilecek kadar ve en kaliteli seviyede yapabilmek. 

“ODA OLMAK İSTİYORUZ”

Gümrük Müşavirlerinin bugünkü sorunları neler?

Müteselsil sorumlulukla alakalı bir konunun halledilmesi gerekiyor. Bizim müteselsil sorumlulukla ilgili ciddi bir sorunumuz var. Şöyle açıklayayım, firmanın ödemediği bir vergiden, cezadan biz de sorumluyuz. Bunlardan mağdur olan meslektaşlarımız var. Bu konu bir numaralı sorunumuz. Bu konuya bir çözüm bulamıyoruz. İkinci sorunumuz, kendi kaderimizi kendimiz tayin edemiyoruz. Biz oda olamıyoruz. Gümrük Kanununa göre kurulmuş bir derneğimiz var ama baktığınızda sanki Ticaret Bakanlığında Gümrük Müşavirlerinin özlük işlerini organize eden birimiymiş gibi bir işlev yüklenmiş durumda.

4458 sayılı gümrük kanunun geçici 6.maddesinde oda oluşturuluncaya kadar derneğin faaliyetlerinin devam edeceğinden bahsediliyor. Bu geçici madde 20 senedir yürürlükte duruyor ortada oda falan yok. Ayrıca kabahatler kanununun bize yansıması var ki gerçekten içler acısı.  

“E-TİCARETE ÖZEL MEVZUAT YOK”

E-ticaretin artmasıyla sizin sorumluluklarınız da farklılaştı mı? 

E-ticareti gümrük mevzuatı açısından değerlendirecek olursak, e-ticaret bizde tam açık değil. Buna ilişkin mevzuat  karışık. Çünkü 4458 sayılı gümrük kanunun bazı maddelerinin uygulanmasına ilişkin 15481 sayılı bakanlar kurulu kararı var. Hızlı kargo, posta taşımacılarının, yolcu beraberi eşyanın nasıl uygulanacağına dair bazı maddeler orada düzenlenmiş. Böyle 3-5 yerde geçen mevzuatla yürütülmeye çalışılıyor. Fakat e-ticarete özel bir mevzuat yok. 

Ülkemizde e-ticaretin gelişmesi her yerde olduğu gibi bizim için de önemli fakat Ülkemizin konumu çok güzel. Biz lojistik olarak çok stratejik bir yerdeyiz. Çok enteresan bir merkez yerimiz var. Avrupa, Asya, Rusya, Afrika… Düşündüğünüz zaman ülkemizin bulunduğu yer çok uygun. Bizim de e-ticaret markalarımız var. Bu markaların uluslararası operasyon yapabilmesi için gümrük kanunu veya bizim uygulamalar açısından önleri kapalı. Üçüncü ülke menşeili bir eşyanın Türkiye merkezli bir ekspres teslimci tarafından teslim edilmesiyle alakalı mevzuat, bize kısmen çok bağlı, kısmen de kapalı. Üç dolarlık Uzakdoğu menşeili bir telefon kılıfı, Rusya’ya Türkiye’den teslim edilecek. Bunun mevzuatta önü kapalı. Kanunen engel yok, madden engel var. Çünkü bizim mevzuatımızda üçüncü ülkeden getirdiğiniz eşyayı, serbest dolaşıma tabi tutmadan evvel bekletebileceğiniz iki tane yerimiz var. Ya geçici depolama yerinde ya da gümrük antrepo rejimi altında özel veya genel antrepolarda tutabilirsiniz. Antrepo rejiminde tuttuğunuz bir eşyayı perakende olarak bir yere gönderemeye kalksanız en basitinden transit rejiminde evrak başına bir damga vergisi vermelisiniz. Yani üç dolarlık bir kılıf için 119 TL damga vergisi ödemeniz gerekiyor ki daha formaliteleri söylemedim bile. Yani yasal olarak mevzuat açık, yasak değil ama maliyetten dolayı yapılamaz. 

“FREESHOP NASIL BİR DÜZENLEME İLE İŞ YAPIYORSA E-TİCARET DE BENZER DÜZENLEME İLE İŞ YAPABİLİR”

Yine de hiçbir şey çözümsüz değil. Mevcutta Gümrüklenmemiş bir eşyanın Türkiye’de perakende satışı  sadece freeshoplarda yapılabiliyor. Onun dışında gümrüklenmemiş bir eşyayı perakende satamazsınız. Bizim kurguladığımız sistem de bu teslimlerin perakende olarak yapılabilmesi sağlanabilir.Türkiye’de perakende satış derken gerek yurt içine gerekse yurt dışına yapılacak satıştan/teslimlerden bahsediyorum. Çin’den gelmiş ve e-Ticaret firmasının depolarına alınmış 500 tane telefon kılıfının tek tek gerek yurt içi gerekse yurtdışı alıcılara teslimi. Freeshop nasıl bir düzenlemeile iş yapıyorsa, e-ticaret de benzer bir düzenlemeyle iş yapabilir. Bu hususta uyulacak güvenlik kuralları, stok kayıtlarının tutulması, satışların doğru düzgün takibi önemli ve mevzuat değişiklikleriyle yapılabilecek şeyler. 

İthalat vergilerine tabi tutulmamış eşyanın da Türkiye’den sağlanacak eşyanın da buralardan perakende dağıtılması yapılabilir. Örneğin; Mentor Ekspres diye bir e-ticaret sitesi düşünün. Mentor Ekspres, operasyon sahasını İstanbul Havalimanının içerisine kurmuş. Denizyolu veya havayolu ile gelen Uzakdoğu menşeili eşyaları (uzakdoğu örneği için deniz ve hava yolu dedim karayolu da dahil) Havalimanındaki deposunda depoluyor.Türkiye’de yerleşik Kahveci, lokumcu, ayakkabıcı da bu e-ticaret sitesinin deposuna ihracat yapıyor . Bu antrepoda hem ihracat eşyası hem de vergileri ödenmemiş olan üçüncü ülke menşeili eşyalar var. Sonra buradan siparişlere göre stok kayıtları tutularak gerek yurt içi gerekse yurt dışı sevkiyatlar yapılıyor. Siparişler Türkiye’den de verilmiş olabilir, Almanya’dan da vermiş olabilir. Verdiği sipariş serbest dolaşımda bulunan eşya da olabilir, serbest dolaşımdan bulunmayan eşya da olabilir. Almanya’da oturan adamın sizin e-ticaret sitenizden sipariş ettiği halı İran halısı da olabilmeli, Kayseride üretilmiş bir halı da  olabilmeli. Sonuçta buradan gidecek. Vergi konusu da Freeshop gibi olabilir. Devlet, işletmecinin kazancından vergisini alır. Hem zaten Vergi sadece gümrük vergisi değil ki bu sistem çalışırsa pek çok dolaylı vergi kapısı da zaten açılır.Burada önemli olan sistemi çalıştırıp Türkiyenin bu sektörde global markalar yaratıp uluslar arası pazara çıkartması. Toptan satış yapamayan orta ölçekli esnafın mallarının dorudan pazara çıkarak Ülkemiz mallarının satışı artması ihtimali de ayrıca var.

Ben musluğu açıp, kazanı doldurmaktan yani ihracattan bahsediyorum. İthalat ayağı da düzenlenebilir ama öncelikle bizim ülkemizin menfaatleriyle ilgili olan kısmı düşünmemiz lazım. Çünkü bu, kargo uçağının boş gelmemesi kısmından yani ithalattan daha kârlı bir iş. Bizim çok değerli e-ticaret sitelerimiz var. Bu sitelerin de pek çok sirkülasyonu var. İstanbul Havalimanında 10 tane büyük deponun olduğunu düşünsenize. Hem Türkiye’den hem yurtdışından mal giriyor ama giren malların tamamı yurtdışına e-ticaretle perakende satılıyor. Yerli ürün oranı gibi kısıtlamalar da getirilmez. Freeshoplarda böyle bir durum yok. Herkesin mağazası var. Önemli olan orayı döndürebilmek. Frankfurt Havalimanı, bu nedenle bir merkez olarak görülüyor. Depolar, antrepolar var, sürekli uçak inip, kalkıyor. Bize de böyle bir şey lazım. Denizyolu ve karayolu ile gelen eşyalar da buralara sevk edilip depolanabilir ve dağıtılabilir dolayısı ile bu sirkülasyonun ekonomimize katkısı çok olacaktır. 

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık